<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>EKONOMİ - www.ekotime.net</title>
<link>https://ekotime.net/ekonomi/</link>
<description>ekonomi ve piyasalar hakkında en güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://ekotime.net</copyright>
<image>
<title>https://ekotime.net</title>
<url>
https://ekotime.net/images/genel/logo_1.png
</url>
<link>https://ekotime.net</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Negatif Görünüm Sürüyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/negatif-gorunum-suruyor.jpg" width="250"><br><p data-end="73" data-start="0"><strong data-end="73" data-start="0">Türkiye’nin Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Şubat’ta da Açık Verdi</strong></p>

<p data-end="351" data-start="75"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası</span> (TCMB), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki farkı gösteren net pozisyon, Şubat ayında da açık vermeye devam etti.</p>

<p data-end="583" data-start="353">Açıklanan verilere göre, Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu <strong data-end="448" data-start="425">-347,6 milyar dolar</strong> olarak kaydedildi. Bu tablo, dış varlık ve yükümlülük dengesinde sınırlı iyileşmelere rağmen negatif görünümün sürdüğünü ortaya koydu.</p>

<h3 data-end="607" data-section-id="1eq9obb" data-start="585">Varlıklar Geriledi</h3>

<p data-end="748" data-start="609">Şubat ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki aya göre yüzde 1,7 azalarak <strong data-end="725" data-start="703">439,1 milyar dolar</strong> seviyesine geriledi.</p>

<p data-end="804" data-start="750">Varlık kalemlerinde öne çıkan gelişmeler şöyle oldu:</p>

<ul data-end="1060" data-start="805">
	<li data-end="875" data-section-id="1qymnft" data-start="805"><strong data-end="828" data-start="807">Rezerv varlıklar:</strong> 7,9 milyar dolar azalışla 210,3 milyar dolar</li>
	<li data-end="935" data-section-id="4hy2ej" data-start="876"><strong data-end="902" data-start="878">Doğrudan yatırımlar:</strong> %1,2 artışla 76,8 milyar dolar</li>
	<li data-end="993" data-section-id="moeivb" data-start="936"><strong data-end="959" data-start="938">Diğer yatırımlar:</strong> %0,4 düşüşle 145,6 milyar dolar</li>
	<li data-end="1060" data-section-id="1v27hmc" data-start="994"><strong data-end="1028" data-start="996">Bankaların döviz varlıkları:</strong> %2 azalışla 42,5 milyar dolar</li>
</ul>

<h3 data-end="1095" data-section-id="1ipxw7y" data-start="1062">Yükümlülüklerde Sınırlı Düşüş</h3>

<p data-end="1219" data-start="1097">Türkiye’nin yurt dışına olan yükümlülükleri ise aynı dönemde yüzde 0,5 azalarak <strong data-end="1199" data-start="1177">786,8 milyar dolar</strong> olarak gerçekleşti.</p>

<p data-end="1282" data-start="1221">Yükümlülük tarafında dikkat çeken başlıklar ise şu şekilde:</p>

<ul data-end="1463" data-start="1283">
	<li data-end="1343" data-section-id="7dcfto" data-start="1283"><strong data-end="1309" data-start="1285">Doğrudan yatırımlar:</strong> %2,2 düşüşle 226,2 milyar dolar</li>
	<li data-end="1404" data-section-id="4use1v" data-start="1344"><strong data-end="1370" data-start="1346">Portföy yatırımları:</strong> %0,8 artışla 153,4 milyar dolar</li>
	<li data-end="1463" data-section-id="1n82hwd" data-start="1405"><strong data-end="1428" data-start="1407">Diğer yatırımlar:</strong> %0,1 azalışla 407,2 milyar dolar</li>
</ul>

<p data-end="1605" data-start="1465">Ayrıca, Genel Hükümet’in devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) yükümlülükleri de yüzde 1,2 gerileyerek <strong data-end="1588" data-start="1567">22,1 milyar dolar</strong> seviyesine indi.</p>

<h3 data-end="1634" data-section-id="1e63o5x" data-start="1607">Negatif Görünüm Sürüyor</h3>

<p data-end="1916" data-start="1636">Açıklanan veriler, Türkiye’nin dış varlık ve yükümlülük dengesi açısından yüksek negatif pozisyonunun devam ettiğini gösterdi. Uzmanlara göre, varlıklarda yaşanan gerilemeye rağmen yükümlülüklerdeki sınırlı düşüş, net pozisyondaki açığın yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor.</p>

<p data-end="2091" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1918">Ekonomistler, önümüzdeki süreçte özellikle doğrudan yatırımların artırılması ve rezervlerdeki güçlenmenin, bu tablonun iyileştirilmesinde belirleyici olacağını ifade ediyor.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/negatif-gorunum-suruyor/1009/</link>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:13:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç: Sanayicimizin Yanında Olmak Görevimiz</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/trabzon-buyuksehir-belediye-baskani-ahmet-metin-genc-sanayicimizin-yaninda-olmak-gorevimiz.jpg" width="250"><br><h2 data-end="165" data-section-id="s6wokb" data-start="99">Trabzon’da OSB Zirvesi: “Sanayicimizin Yanında Olmak Görevimiz”</h2>

<p data-end="458" data-start="167"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu</span> Karadeniz Bölge Toplantısı, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Trabzon</span>’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Ahmet Metin Genç</span>, sanayicilere destek vermenin bir tercih değil, görev olduğunu vurguladı.</p>

<p data-end="616" data-start="460">Başkan Genç, “Bu topraklar sadece güçlü olmayı değil, güçlü kalmayı da zorunlu kılıyor. Bunun temeli ekonomi, en önemli unsuru ise sanayicilerimizdir” dedi.</p>

<h2 data-end="653" data-section-id="1e4s380" data-start="623">Karadeniz’de Sanayi Vurgusu</h2>

<p data-end="936" data-start="655"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Arsin Organize Sanayi Bölgesi</span>’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Tahir Şahin</span>, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Oruç Baba İnan</span> ve OSBÜK Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Memiş Kütükcü</span> ile çok sayıda iş insanı katıldı.</p>

<p data-end="1207" data-start="938">Toplantıda konuşan Başkan Genç, Trabzon’un coğrafi zorluklarına rağmen sanayi yatırımlarını desteklemeye devam ettiklerini belirterek, “Sanayi sadece yatırımcıya kazanç sağlamıyor; istihdam oluşturuyor, üretimi artırıyor ve ihracata katkı sunuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2 data-end="1254" data-section-id="2way7e" data-start="1214">“Ne Kadar Üretirsek O Kadar Güçlüyüz”</h2>

<p data-end="1405" data-start="1256">Küresel gelişmelere dikkat çeken Genç, Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada yer aldığını belirterek üretimin kesintisiz devam etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p data-end="1641" data-start="1407">“Pandemi, deprem ve savaş gibi süreçlerden geçen ekonomimiz için artık daha fazla üretmek zorundayız. Çünkü ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz” diyen Genç, yatırımcılar için Türkiye’nin güvenli bir liman olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2 data-end="1681" data-section-id="1crhz52" data-start="1648">Trabzon’da Yeni Sanayi Hamlesi</h2>

<p data-end="1915" data-start="1683">Trabzon’da yeni sanayi projelerine de değinen Genç, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Araklı Organize Sanayi Bölgesi</span>’nin karma model olarak planlandığını açıkladı. Ayrıca Of ilçesinde endüstri bölgesi ve Arsin’de yatırım adası projelerinin sürdüğünü belirtti.</p>

<p data-end="2007" data-start="1917">Genç, “Amacımız istihdamı artırmak, iş gücü oluşturmak ve sanayicimizin önünü açmak” dedi.</p>

<h2 data-end="2042" data-section-id="10h75o4" data-start="2014">Bakanlıktan Teşvik Mesajı</h2>

<p data-end="2190" data-start="2044">Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Oruç Baba İnan</span> ise yeni teşvik sistemine dikkat çekerek yatırımcılara çağrıda bulundu.</p>

<p data-end="2339" data-start="2192">İnan, “Yatırımcılarımızın her zaman yanındayız. Yeni teşvik sistemiyle bölgesel kalkınmayı destekliyoruz. Başvurular için son tarih 15 Mayıs” dedi.</p>

<h2 data-end="2382" data-section-id="15jd30z" data-start="2346">Trabzon’un Üretim Gücü Vurgulandı</h2>

<p data-end="2575" data-start="2384">Trabzon Valisi <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Tahir Şahin</span>, şehrin tarih boyunca ticaret ve üretim merkezi olduğunu belirterek, Karadeniz’in üretim potansiyelinin daha da artırılacağını ifade etti.</p>

<p data-end="2729" data-start="2577">OSBÜK Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Memiş Kütükcü</span> ise Karadeniz’de 70 OSB bulunduğunu, bunların bölge ekonomisi için kritik önemde olduğunu söyledi.</p>

<h2 data-end="2765" data-section-id="4x99u5" data-start="2736">Karadeniz Üretimle Büyüyor</h2>

<p data-end="2998" data-start="2767">Toplantıya ev sahipliği yapan <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Dursun Ali Sakarya</span>, Arsin OSB’nin Doğu Karadeniz’in önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini belirterek, “Daha fazla üretim ve istihdam için çalışmalarımız sürecek” dedi.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/trabzon-buyuksehir-belediye-baskani-ahmet-metin-genc-sanayicimizin-yaninda-olmak-gorevimiz/998/</link>
<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 19:23:58 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dikkatler İstanbul'da</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/dikkatler-istanbul-da.jpg" width="250"><br><p>İstanbul Dubai'deki sermayeyi çekebilir mi?</p>

<p>Ortadoğu'da yaşanan savaş ve gerilim ortamı, dünyayı bir başka düzene doğru evrilmesine neden oldu. İsrail kaynaklı yaşanan savaş, bir anda dünyanın sosyal düzenini değiştirirken bir yandan finans düzenini de tehdit ediyor. Küresel finans ve ticaret merkezi Dubai'nin İran savaşı nedeniyle yaşadığı güvenlik zafiyeti, Türkiye'yi harekete geçirdi. Hükümette harekete geçti. Tek hedef, Dubai'deki sermayeyi İstanbul'a çekmek. Peki bu mümkün mü? Detayları sayın Aram Ekin Duran, Türkiye finans dünyasının uzmanlarından Murat Sağlam ile gerçekleştirdiği röportajda yatıyor.</p>

<p>"Hazır Değiliz"</p>

<p>Murat Sağman, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin teknolojik alt yapı, lojistik ve finansal hizmetler açısından iyi durumda olduğunu, ancak İstanbul'un Dubai'ye rakip olabilmesi için bundan fazlası gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Savaş başladıktan sonra İran'ın füze saldırılarına uğrayan Dubai'de havalimanlarının, iş merkezlerinin ve otellerin zarar gördüğünü hatırlatan Sağman, "Uluslararası yatırımcı kuşkusuz bu durumdan ürktü. Gelecek kaygısı başladı. Bu nedenle kısa vadede İstanbul bazı yatırımların yeni adresi olabilir, bir miktar sermaye çekebilir" dedi.</p>

<p>Bu dönemde Türkiye'nin savaşın bir parçası olmayacağı beklentisi ve bazı teşvik adımlarıyla İstanbul'un cazibesinin artırılabileceğini kaydeden Murat Sağman, "Ancak bunlar Dubai ölçeğinde bir finans ve ticaret merkezi olmak için yeterli değil. En temel olarak, yatırımcının güven duyacağı güçlü bir ekonomi ve hukuka sarsılmaz bir güven inşa edilmeli. Henüz o noktada değiliz" dedi.</p>

<p>Türkiye bir yandan İran savaşının sona ermesi ve ateşkes için yoğun diplomatik çabalarını sürdürürken, diğer yandan savaş nedeni ile Körfez ülkelerine karşı güven krizi yaşayan uluslararası sermayeyi kendine çekmeye çalışıyor.</p>

<p>Hem AK Parti hükümeti hem de Türkiye iş dünyası, turizmden altın ticaretine, finanstan gayrimenkule kadar pek çok sektörde Dubai'deki yatırımların Türkiye'ye yönelmesini için harekete geçmiş durumda. Ancak son 30 yılda yatırımcılar ve ultra zenginler için küresel bir cazibe merkezi haline gelen Dubai'yi tahtından etmek hiç de kolay değil.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) bağlı olan Dubai'nin yaklaşık 4 milyonluk nüfusunun yüzde 90'a yakınını yabancılar oluştururken, kentin ekonomisinin 250 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı hesaplanıyor. Yatırımcılar için sağlanan vergi teşvikleri, finansal hizmetler ve lojistik alt yapı nedeniyle Dubai her yıl milyarlarca yeni yatırımı kendine çekiyor. İstanbul'un Dubai'den "rol çalması" mümkün mü? Soru bu:</p>

<p>İstanbul, kısa vadede savaşın yarattığı güvenlik kaygıları nedeniyle bazı yatırımları kendine çekebilir; ancak düzgün işleyen bir hukuk sistemi, küresel yatırımcıların güven duyacağı stabil ve gelişen bir ekonomi haline gelmeden İstanbul'un Dubai gibi küresel bir finans ve yatırım merkezi olabilmesi çok zor.</p>

<p>Murat Sağman, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin teknolojik alt yapı, lojistik ve finansal hizmetler açısından iyi durumda olduğunu, ancak İstanbul'un Dubai'ye rakip olabilmesi için bundan fazlası gerektiğini söyledi.</p>

<p>Savaş başladıktan sonra İran'ın füze saldırılarına uğrayan Dubai'de havalimanlarının, iş merkezlerinin ve otellerin zarar gördüğünü hatırlatan Sağman, "Uluslararası yatırımcı kuşkusuz bu durumdan ürktü. Gelecek kaygısı başladı. Bu nedenle kısa vadede İstanbul bazı yatırımların yeni adresi olabilir, bir miktar sermaye çekebilir" dedi.</p>

<p>Bu dönemde Türkiye'nin savaşın bir parçası olmayacağı beklentisi ve bazı teşvik adımlarıyla İstanbul'un cazibesinin artırılabileceğini kaydeden Murat Sağman, "Ancak bunlar Dubai ölçeğinde bir finans ve ticaret merkezi olmak için yeterli değil. En temel olarak, yatırımcının güven duyacağı güçlü bir ekonomi ve hukuka sarsılmaz bir güven inşa edilmeli ki. Henüz o noktada değiliz" diye konuştu. Hükümet harekete geçti</p>

<p>Öte yandan ekonomi yönetimi, Körfez sermayesini çekmek için harekete geçmiş durumda.</p>

<p>"Hukuka güvenin artması gerekiyor"</p>

<p>Savaşın yarattığı korku ortamının Türkiye'de pek çok sektörde kısa sürede "yatırımlar bize gelir mi?" umudu yarattığına işaret eden uzmanlar, Türkiye'nin bu uluslararası yatırımcıları çekmesi çok mümkün görünmüyor kanaatinde buluyorlar</p>

<p>Türkiye'nin vergi istisnası veya indirimi uygulayarak çekebileceği doğrudan yabancı sermayenin sınırlı olduğunu dile getiren uzmanlar, "Arzulanan düzeyde doğrudan yabancı yatırım çekebilmek için Türkiye'nin hem hukuka duyulan güvende artış hem de basın özgürlüğü gibi konularda ilerleme kaydetmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/dikkatler-istanbul-da/980/</link>
<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:32:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Savaş Sanattır</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/savas-sanattir.jpg" width="250"><br><p>Savaş dediğin şey, sadece silah sıkmak, füze atmak, uçaklarla bombardıman yapmak değil.</p>

<p><strong>Akıl işi, sabır işi…</strong> <strong>Biraz da karşı tarafın zaafını kollama işi.</strong></p>

<p> </p>

<p>Daha dün ve önceki gün konuşulan şu senaryoyu düşün:</p>

<p>İran hava sahasında bir Amerikan savaş uçağı düşürülüyor. İçindeki iki pilot sağ olarak yere iniyor ve İran’ın eline geçiyor. Buraya kadar <strong>“klasik bir savaş hikâyesi”</strong> diyebilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p>Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor.</p>

<p> </p>

<p>İran çıkıp<strong> “pilotlar bizde”</strong> demiyor.</p>

<p>Tam tersine, devlet televizyonundan duyuru yapıyor:</p>

<p><strong>“Bu pilotları bulanlara ödül verilecek.”</strong></p>

<p> </p>

<p>Şimdi burada durup düşünmek lazım…</p>

<p>Elinde esir var ama yokmuş gibi davranıyorsun.</p>

<p><strong>Niye?</strong></p>

<p> </p>

<p>Çünkü karşı tarafın ne yapacağını biliyorsun.</p>

<p> </p>

<p>ABD de tam beklenen hamleyi yapıyor.</p>

<p><strong>“Demek ki henüz bulamadılar” </strong>deyip arama-kurtarma operasyonu başlatıyor.</p>

<p> </p>

<p>Zaten başlatmak zorunda. <strong>Başlatmazsa kendi pilotuna “senin bir değerin yok” mesajı verir. O zaman yarın hiçbir pilot o kokpite gönül rahatlığıyla oturmaz.</strong></p>

<p> </p>

<p>İşte oyunun en kritik noktası tam da burası.</p>

<p>Arama başlıyor…</p>

<p> </p>

<p>Helikopterler, uçaklar sahaya giriyor. Alan genişliyor. Dikkat dağınık, refleksler aceleci…</p>

<p>Ve tam bu sırada İran devreye giriyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Sonuç?</strong></p>

<p><strong>Arama-kurtarmaya katılan iki helikopter ve bir savaş uçağı daha düşürülüyor.</strong></p>

<p> </p>

<p>Bir hamleyle üç kayıp daha… <strong>Bizim deyimimizle; "bir taşla üç kuş.."</strong></p>

<p> </p>

<p>Bakın, bu yeni bir şey değil aslında.</p>

<p>Bu toprakların, bu coğrafyanın çok eski bir aklı var.</p>

<p> </p>

<p>Eskiden kara savaşlarında buna <strong>“hilal taktiği” </strong>derlerdi.</p>

<p> </p>

<p>Ortadaki kuvvet saldırır, sonra geri çekilir gibi yapar. Düşman “kaçıyorlar” diye gaza gelir, peşine düşer. Ama fark etmez ki aslında çekildiği yer bir tuzaktır. Sağdan soldan çember kapanır, iş biter.</p>

<p> </p>

<p>Aynı mantık…</p>

<p><strong>Sadece yöntem değişmiş.</strong></p>

<p><strong>Eskiden atlı birlik geri çekiliyordu, şimdi “bulamadık” diye haber salınıyor.</strong></p>

<p> </p>

<p>Eskiden merkezdeki kuvvetleri kovalayan düşmana sağdan soldan pusu kuruluyordu, şimdi arama-kurtarma sahaya çekiliyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Ama sonuç değişmiyor:</strong></p>

<p>Düşman kendi ayağıyla tuzağa geliyor.</p>

<p>Ve işin bir de görünmeyen tarafı var…</p>

<p>Bu kayıpların ardından Washington’da dengeler sarsılıyor.</p>

<p> </p>

<p>Masadaki haritalar, planlar bir anda hesap sormaya dönüşüyor.</p>

<p> </p>

<p>Trump çıldırıyor.</p>

<p><strong>“Böyle bir hatayı nasıl yaparsınız?” </strong></p>

<p>Sanırım; <strong>"salak olan benim, ben bile böyle bir salaklık yapmam" </strong>diyerek savunma bürokrasisine yükleniyor.</p>

<p> </p>

<p>Ardından <strong>Kara Kuvvetleri Komutanı ve iki general görevden alınıyor.</strong></p>

<p> </p>

<p>Çünkü mesele artık sadece kayıp değil…</p>

<p><strong>İtibar meselesi.</strong></p>

<p> </p>

<p>Daha da önemlisi şu:</p>

<p>Karşındaki sana sadece kayıp verdirmiyor…</p>

<p>Seni kendi hatalarınla yüzleştiriyor.</p>

<p> </p>

<p>Şunu da görmezden gelmeyelim...</p>

<p><strong>İran dediğimiz ülkenin nüfusunun ciddi bir kısmı Türk kökenli. Yani bu coğrafyanın savaş hafızası, refleksi, kurnazlığı öyle kolay silinmiş şeyler değil. Bu, genetikten çok birikim meselesi.</strong></p>

<p> </p>

<p>Savaşta bazen en büyük darbe, tetiği çeken değildir…</p>

<p>Karşı tarafa o tetiği ne zaman çekeceğini senin belirlediğin andır.</p>

<p> </p>

<p>Ve o an geldiğinde…</p>

<p>Artık geri dönüş yoktur.</p>

<p> </p>

<p><strong>Çünkü o savaş, sahada değil...</strong></p>

<p><strong>Zihinde kaybedilmiştir.</strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Ve zihinde kaybedilen bir savaşın sonucu her zaman ağır olur.</strong></p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/savas-sanattir/952/</link>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:17:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kamu Çalışanlarının Gündemi: “Refah Payı Kalıcı Olmalı”</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/kamu-calisanlarinin-gundemi-refah-payi-kalici-olmali.jpg" width="250"><br><p data-end="59" data-start="0"><strong data-end="59" data-start="0">Kamu Çalışanlarının Gündemi: “Refah Payı Kalıcı Olmalı”</strong></p>

<p data-end="477" data-start="61">Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Önder Kahveci</span>, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik zorluklar, sağlık sektöründeki sorunlar ve sendikal mücadelenin önemi hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kahveci, artan hayat pahalılığı karşısında memur ve emeklilerin alım gücünün hızla eridiğini vurgulayarak, refah seviyesinin yükseltilmesi için kararlı mücadele mesajı verdi.</p>

<p data-end="848" data-start="479">Kahveci, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Türkiye Kamu-Sen</span>’in yalnızca bir sendika olmadığını belirterek, “Bizim görevimiz sadece çalışanlarımızın haklarını korumak değil, aynı zamanda zor zamanlarda milletimizin yanında olmaktır” dedi. Sendikanın kuruluş ilkesini hatırlatan Kahveci, “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” sözünün bir slogan değil, bir duruş olduğunu ifade etti.</p>

<p data-end="1291" data-start="850"><strong data-end="893" data-start="850">Deprem Vurgusu: “İkinci Gün Sahadaydık”</strong><br data-end="896" data-start="893" />
“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlere de değinen Kahveci, başta <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Adıyaman</span> olmak üzere birçok ilde büyük acılar yaşandığını hatırlattı. Türkiye Kamu-Sen’in afetin ikinci gününden itibaren sahada olduğunu belirten Kahveci, tüm imkânların seferber edildiğini söyledi. Devlet ve millet dayanışmasıyla bölgenin yeniden ayağa kaldırıldığını da sözlerine ekledi.</p>

<p data-end="1480" data-start="1293"><strong data-end="1335" data-start="1293">Ekonomik Talepler Net: “Zamlar Eriyor”</strong><br data-end="1338" data-start="1335" />
Kahveci, beklenen enflasyon verilerinin memur ve emekli maaşlarına yapılan zamları kısa sürede eriteceğini belirterek şu talepleri sıraladı:</p>

<ul data-end="1628" data-start="1481">
	<li data-end="1532" data-section-id="rhfpp3" data-start="1481">Enflasyon farkının maaşlara anında yansıtılması</li>
	<li data-end="1574" data-section-id="1rgv98n" data-start="1533">Refah payının kalıcı hale getirilmesi</li>
	<li data-end="1628" data-section-id="10n3ry" data-start="1575">Maaşların yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
</ul>

<p data-end="1779" data-start="1630">Sendikacılığın “hediye dağıtmak değil, çalışanın hakkını büyütmek” olduğunu vurgulayan Kahveci, bu doğrultuda mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p data-end="1959" data-start="1781"><strong data-end="1807" data-start="1781">Hukuki Mücadele Mesajı</strong><br data-end="1810" data-start="1807" />
Kahveci ayrıca emeklilere verilmediğini belirttiği ilave ek ödemeler konusunda hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, “Bu hakkı da alacağız” dedi.</p>

<p data-end="2172" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1961">Açıklamalar, kamu çalışanlarının ekonomik beklentilerinin önümüzdeki dönemde daha da yüksek sesle dile getirileceğini gösterirken, sendikal mücadelenin hem ekonomik hem sosyal boyutuyla süreceğine işaret ediyor.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/kamu-calisanlarinin-gundemi-refah-payi-kalici-olmali/948/</link>
<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 08:49:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Orta Doğu’daki Savaş Yeni Ticaret Koridorlarını Tetikleyecek</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/orta-dogu-daki-savas-yeni-ticaret-koridorlarini-tetikleyecek.jpg" width="250"><br><p data-end="80" data-start="0"><strong data-end="80" data-start="0">Bakan Şimşek: “Orta Doğu’daki Savaş Yeni Ticaret Koridorlarını Tetikleyecek”</strong></p>

<p data-end="430" data-start="82"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Mehmet Şimşek</span>, Orta Doğu’da devam eden savaşın küresel ticaret ve ekonomi üzerinde önemli etkiler yaratacağını belirterek, bu sürecin yeni ticaret koridorlarının oluşmasına zemin hazırlayacağını söyledi. Şimşek, aynı zamanda yaşanan gelişmelerin yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırarak yeni fırsatlar doğuracağını vurguladı.</p>

<p data-end="619" data-start="432">Bakan Şimşek, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi</span>’nin 20. yılı dolayısıyla <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Londra</span>’daki Türkiye Büyükelçiliği rezidansında düzenlenen resepsiyonda konuştu.</p>

<p data-end="664" data-start="621"><strong data-end="664" data-start="621">“Türkiye yeniden cazibe merkezi oluyor”</strong></p>

<p data-end="1063" data-start="666">Küresel ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Şimşek, Orta Doğu’daki savaşın belirsizlik yarattığını ancak Türkiye açısından fırsatları da beraberinde getirdiğini ifade etti. Şimşek, “Türkiye sadece bir istikrar adası değil, aynı zamanda güçlü bir üretim üssü ve dinamik bir hizmetler merkezi konumunda. Küresel yetenek ve sermaye için yeniden çekim merkezi haline geliyoruz” dedi.</p>

<p data-end="1260" data-start="1065">Ekonomi programının kararlılıkla uygulandığını belirten Şimşek, enflasyonu kalıcı olarak düşürmeyi, cari dengede sürdürülebilirliği sağlamayı ve rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p data-end="1292" data-start="1262"><strong data-end="1292" data-start="1262">“İkiz dönüşüm önceliğimiz”</strong></p>

<p data-end="1523" data-start="1294">Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ve potansiyeline dikkat çeken Şimşek, 1,6 trilyon dolarlık ekonomi, 86 milyonluk nüfus ve kişi başı yaklaşık 18 bin dolarlık gelirle Türkiye’nin öne çıkan ülkeler arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p data-end="1816" data-start="1525">Altyapı yatırımlarına da değinen Şimşek, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline">Recep Tayyip Erdoğan</span> liderliğinde yaklaşık 360 milyar dolarlık yatırım yapıldığını hatırlattı. Türkiye’nin güçlü insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, sanayi ve üretim alanında kapsamlı teşviklerin sürdüğünü dile getirdi.</p>

<p data-end="1989" data-start="1818">Tarım sektöründe de Türkiye’nin dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirten Şimşek, bu alanda verimliliği artırmaya yönelik yeni yatırımların planlandığını söyledi.</p>

<p data-end="2124" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1991">Şimşek, konuşmasında yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin Türkiye’nin ekonomik vizyonunda merkezi bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/orta-dogu-daki-savas-yeni-ticaret-koridorlarini-tetikleyecek/940/</link>
<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:20:21 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye İhracatta Yol Ayrımında mı?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/turkiye-ihracatta-yol-ayriminda-mi.jpg" width="250"><br><p><strong>Türkiye İhracatta Hedefe Koşuyor: Geleceği Parlak </strong></p>

<p>Maalesef ki bulunduğumuz savaş atmosferine rağmen Türkiye, ihracatta geri adım atmıyor. Döviz kazancı sağlayan, ekonomiyi büyüten ve istihdam yaratan ihracat, ülkemizi uluslararası rekabette güçlendiren alternatif olmaya devam ediyor.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin en önemli göstergelerinden biri olan <strong>ihracat</strong>, son yıllarda genel olarak artış gösterse de dönemsel dalgalanmalar dikkat çekiyor. Küresel gelişmeler, kur politikaları ve üretim maliyetleri bu değişimde belirleyici rol oynuyor. Ülkemiz savaşın ortasında olmasa da küresel yansımalar tüm dünyayı ve bizi etkiliyor.</p>

<p><strong>Hedefler İddialı</strong></p>

<p>Türkiye, 2025 yılı için <strong>390 milyar dolarlık ihracat hedefi</strong> belirledi. Bu hedef, zorlu ekonomik koşullara rağmen oldukça iddialıydı. Peki bu hedef gerçekleşti mi? Evet, Türkiye hedefe yaklaşmayı başardı.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir Bir İhracatçı mıyız?</strong></p>

<p>Türkiye, ihracatta sürdürülebilir bir ülke olma potansiyeline yüksek derecede sahip. Güçlü yanlarımız şöyle özetlenebilir:</p>

<ul>
	<li>Geniş üretim kapasitesi: otomotiv, tekstil, makine, beyaz eşya</li>
	<li>Genç ve dinamik iş gücü</li>
	<li>Hükümet destekleri: teşvikler ve ihracat kredileri</li>
</ul>

<p>Karşılaştığımız bazı zorluklar da mevcut:</p>

<ul>
	<li>Yüksek enerji ve üretim maliyetleri</li>
	<li>Düşük katma değerli üretime bağımlılık</li>
	<li>Küresel rekabet ve döviz dalgalanmaları</li>
</ul>

<p>Buna rağmen Türkiye, ihtiyaç duyulan ürünleri ihraç ederek pozitif bir yolda ilerliyor. İşte ihracat yaptığımız bazı ülkeler ve ihraç ettiğimiz ürünler: <strong>Almanya’ya:</strong> otomotiv, makine, tekstil, <strong>ABD’ye</strong> makine, kimya, gıda, <strong>İtalya’ya, Fransa’ya ve İngiltere’ye</strong> tekstil, otomotiv, beyaz eşya, <strong>Irak ve BAE’ye</strong> gıda, inşaat malzemeleri, <strong>Rusya ve Çin’e</strong> enerji ve sanayi ürünleri.</p>

<p><strong>Geleceğimiz Parlak</strong></p>

<p>İhracatı tek kelime ile özetlemek gerekirse; Türkiye için <strong>hem ekonomik hem stratejik bir fırsattır. </strong>Doğru politikalar ve yatırım stratejileriyle uzun vadede ülkenin refahını arttırabilir. Kısa vadede Türkiye’nin ihracatının artmasını sağlamak. Özellikle <strong>AB ve Orta Doğu pazarları</strong> büyüme potansiyeli taşıyor. Savaşa rağmen. Orta ve uzun vadede ise Türkiye’nin <strong>güçlü ve sürdürülebilir bir ihracat ülkesi</strong> olabilmesi için: Katma değerli üretime yatırım, Teknoloji odaklı üretim, İhracat çeşitliliğinin artırılması stratejik önemdedir. Uzmanlar, Türkiye’nin bu alanlarda stratejik planlama, maliyet yönetimi ve yenilikçi üretim politikalarıyla ihracatta sadece miktar değil, <strong>kalite ve değer açısından da global rekabette söz sahibi olabileceğini</strong> düşünmemiz gerekiyor.</p>

<p><strong>Sadece Döviz Kazancı Olarak Görmemeliyiz</strong></p>

<p>Türkiye için ihracat, yalnızca bir ekonomik faaliyet değil; <strong>döviz kazancı sağlayan, istihdam yaratan ve uluslararası rekabette Türkiye’yi güçlendiren hayati bir stratejik ürünler topluluğudur.</strong> Gelecekte sürdürülebilir bir büyüme için hedefler net olmalı, planlar stratejik olmalı ve teknoloji ile katma değerli üretimle dünyada dikkat çekmeliyiz. Çünkü dünya henüz Türkiye’yi tam anlamıyla tanımadı.</p>

<p><strong>Savaş Biterse</strong></p>

<p>Savaşın bitmesi durumunda Türkiye’nin ihracatı, küresel pazarlarda rekabet avantajını artırarak <strong>hızlı büyüme ve çeşitlenme potansiyeline sahip olabilir.</strong></p>

<p>Gelecek yazımızda Trabzon’un ihracat potansiyelini incelemeye çalışacağız.</p>

<p>Kalın sağlıcalıkla…</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/turkiye-ihracatta-yol-ayriminda-mi/910/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:07:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Piyasalar Maliyet Baskısı Altında </title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/piyasalar-maliyet-baskisi-altinda.jpg" width="250"><br><p>İran–İsrail savaşının piyasalara etkisine baktığımızda ortaya oldukça sıra dışı bir tablo çıkıyor. Klasik kriz reflekslerinden farklı olarak, bu süreçte fiyatlamaların merkezinde jeopolitik riskten ziyade <strong data-end="241" data-start="205">enerji şoku ve enflasyon korkusu</strong> yer alıyor.</p>

<p data-end="691" data-start="255">En belirgin etkiyi petrol ve akaryakıt tarafında görüyoruz. Petrol fiyatlarının hızlı yükselişi, yalnızca enerji maliyetlerini değil, aynı zamanda küresel enflasyon beklentilerini de yukarı çekiyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için ciddi bir baskı yaratıyor. Türkiye gibi ülkelerde akaryakıt fiyatlarının artması kaçınılmaz hale gelirken, bu artış zincirleme şekilde tüm fiyatlara yansıyabilecek bir risk oluşturuyor.</p>

<p data-end="1114" data-start="693">Buna karşılık, normal şartlarda savaş dönemlerinde yükselmesi beklenen altın ve gümüşte düşüş yaşanması dikkat çekici. Bunun temel nedeni, artan enflasyon beklentilerinin merkez bankalarını faizleri yüksek tutmaya zorlayacağı düşüncesi. Güçlü dolar ve yüksek faiz ortamı da değerli metalleri baskılıyor. Yani bu süreçte altın, jeopolitik bir güvenli liman olmaktan çok, para politikası beklentilerine göre hareket ediyor.</p>

<p data-end="1375" data-start="1116">Borsalar tarafında ise belirsizlik ve maliyet artışları satış baskısını beraberinde getiriyor. Yükselen enerji fiyatları şirket kârlılıklarını tehdit ederken, yatırımcılar daha temkinli davranıyor. Bu da küresel ölçekte dalgalı ve zayıf bir görünüm yaratıyor.</p>

<p data-end="1734" data-start="1377">Genel olarak bakıldığında bu kriz, klasik bir “güvenli liman rallisi”nden çok, 1970’lerdeki petrol şoklarını andıran bir tablo çiziyor. Eğer savaş uzarsa, petrol fiyatlarının yüksek kalmasıyla birlikte enflasyon daha kalıcı hale gelebilir. Bu da hem borsalar üzerinde baskının sürmesine hem de ilerleyen dönemde altının yeniden güç kazanmasına yol açabilir.</p>

<p data-end="1973" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1736">Kısacası mevcut durumda piyasalar, savaştan çok <strong data-end="1866" data-start="1784">savaşın yarattığı enerji krizi ve onun doğurduğu enflasyon etkisini fiyatlıyor</strong>. Bu da önümüzdeki dönemin ana belirleyicisinin jeopolitikten ziyade petrol fiyatları olacağını gösteriyor.</p>

<p data-end="1973" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1736"><strong>PİYASALAR HAFTAYA NASIL BAŞLADI</strong></p>

<p data-end="1973" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="1736">Haftanın ilk işlem gününde altın tarafında düşüş dikkat çekiyor. Gram altın yaklaşık <strong data-end="414" data-start="385">7.200 – 7.300 TL bandında</strong>, ons altın ise <strong data-end="463" data-start="430">5.080 – 5.100 dolar civarında</strong> haftaya başladı . Normalde savaş ortamında yükselmesi beklenen altının geri çekilmesi, piyasaların şu an jeopolitikten çok faiz ve dolar beklentisini fiyatladığını gösteriyor.</p>

<p data-end="947" data-start="678">Gümüş tarafında da benzer bir tablo var. Ons gümüş <strong data-end="746" data-start="729">82 – 84 dolar</strong>, gram gümüş ise yaklaşık <strong data-end="797" data-start="772">117 – 122 TL bandında</strong> haftaya giriş yaptı . Gümüşteki düşüş, hem altına paralel hareketten hem de büyüme endişelerinden kaynaklanıyor.</p>

<p data-end="1232" data-start="949">Petrol ise haftanın en sert hareket eden varlığı. Brent petrol fiyatı <strong data-end="1082" data-start="1019">100 doların üzerine çıkarak 108–120 dolar bandını test etti</strong> . Bu, piyasaların aslında savaşı değil, savaşın yaratacağı arz krizini fiyatladığını net şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p data-end="1528" data-start="1234">Borsa tarafında ise haftaya genel olarak zayıf bir başlangıç var. Net bir fiyat vermek zor olsa da, küresel endekslerde satış baskısı ve yüksek volatilite dikkat çekiyor. Bunun temel nedeni de yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu artıracağı ve faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi.</p>

<p data-end="1829" data-start="1530">Özetle haftaya başlangıç fiyatları bize şunu söylüyor:<br data-end="1587" data-start="1584" />
Piyasalar şu an “savaş = altın yükselir” senaryosunu değil, “savaş = petrol krizi ve enflasyon” senaryosunu fiyatlıyor. Bu yüzden petrol yükselirken, altın ve gümüş baskı altında kalıyor, borsalar ise temkinli ve zayıf bir görünüm sergiliyor.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/piyasalar-maliyet-baskisi-altinda/891/</link>
<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:55:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Şehir Vizyonu İçin....</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/sehir-vizyonu-icin.jpg" width="250"><br><p>Başkan Genç ve DSİ Genel Müdürü Balta'nın bayram mesaisinden Trabzon'a dev müjde geldi</p>

<p>İLERİ BİYOLOJİK ARITMA İÇİN İLK İMZALAR ATILDI</p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, bayramın birinci gününde önemli bir protokole imza atarak şehrin geleceğine damga vuracak İleri Biyolojik Arıtma Tesisi'nin proje çalışmalarını başlattı.  </p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta'nın bayram mesaisinden Trabzon’u sevindirecek önemli bir müjde çıktı. Başkan Genç ve DSİ Genel Müdürü Balta'nın imzaladığı protokolle, Ortahisar ve Yomra ilçelerini kapsayan kapsamlı atıksu altyapı projelerinin hazırlık süreci resmen başladı.</p>

<p>ŞEHİRCİLİK VİZYONU AÇISINDAN DEV ADIM<br />
İmzalanan protokol kapsamında; atıksu kollektör hattı, ileri biyolojik atıksu arıtma tesisi ve derin deniz deşarj sistemi projeleri DSİ tarafından hazırlanacak. Söz konusu çalışmalar yalnızca ana tesislerle sınırlı kalmayacak; bağlantı hatları, terfi merkezleri, taşkın kontrol yapıları, dere geçişleri ve yol geçişleri gibi tüm tamamlayıcı altyapı unsurları da projeye dahil edilerek bütüncül bir sistem kurulacak. Hayata geçirilecek ileri biyolojik arıtma tesisi sayesinde, atıksular modern teknolojilerle arıtılarak çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilecek. Bu sayede hem Karadeniz’in korunmasına katkı sağlanacak hem de şehir genelinde çevre sağlığı ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılacak. Proje, Trabzon’un sürdürülebilir şehircilik vizyonu doğrultusunda atılmış en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>“ÖNEMLİ BİR SÜRECİ BAŞLATMIŞ OLUYORUZ”<br />
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ileri biyolojik arıtma sistemi ile şehre çok önemli bir yatırım kazandırılacağını belirterek, “Bugün çok özel ve anlamlı bir günde, bayramın ilk gününde Trabzon’umuz adına önemli bir adımı daha atmış bulunuyoruz. Şehrimizde uzun yıllardır gündemde olan kanalizasyon ve atık su sisteminin modern, çevreci ve çağın gerekliliklerine uygun hale getirilmesine yönelik önemli bir süreci başlatıyoruz. Bu kıymetli projenin hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen başta Tarım ve Orman Bakanımıza, Devlet Su İşleri Genel Müdürümüze ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak, şehrimizin altyapısını güçlendirmek ve geleceğe daha sağlıklı bir Trabzon bırakmak adına uyum içerisinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p>“TRABZON İÇİN MODERN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR SİSTEM”<br />
DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta ise projenin çevre açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Bugün daha temiz bir çevre ve daha sağlıklı bir gelecek için çok önemli bir adım atıyoruz. Bu proje kapsamında mevcut atıksu toplama sistemlerinden gelen sular, ileri biyolojik arıtma yöntemleriyle arıtılacak ve derin deniz deşarjı ile çevreye zarar vermeden bertaraf edilecek. Böylece Trabzon için modern, çevre dostu ve sürdürülebilir bir atıksu yönetim sisteminin temellerini atmış oluyoruz. İnşallah ilerleyen süreçte hem yapım aşamasını hem de tamamlanmasını hep birlikte göreceğiz. Trabzon’a hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Ayrıca Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza da şehrine gösterdiği ilgi, yürüttüğü çalışmalar ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilecek bu dev yatırımla birlikte Trabzon’un çevre altyapısında önemli bir dönüşüm yaşanması ve gelecek nesillere daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir şehir bırakılması hedefleniyor.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/sehir-vizyonu-icin/884/</link>
<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 09:42:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Avrupa Merkez Bankası Faiz Kararını Açıkladı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/avrupa-merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi.jpg" width="250"><br><p class="isSelectedEnd">Avrupa Merkez Bankası (ECB), merakla beklenen faiz kararını duyurdu. Banka, üç temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tutma kararı aldı.</p>

<p class="isSelectedEnd">Kararın, enflasyonla mücadele sürecinde mevcut para politikası duruşunun korunması amacıyla alındığı değerlendirilirken, piyasalarda sürpriz bir adım atılmaması dikkat çekti. Uzmanlar, ECB’nin veri odaklı yaklaşımını sürdürdüğüne işaret ederek, önümüzdeki dönemde ekonomik göstergelerin faiz politikasında belirleyici olmayı sürdüreceğini vurguluyor.</p>

<p class="isSelectedEnd">Özellikle Euro Bölgesi’nde enflasyon ve büyüme verilerinin yakından takip edildiği bu süreçte, bankanın temkinli duruşunu koruması bekleniyor. ECB yetkililerinin ilerleyen dönemde yapacağı açıklamalar, para politikasının yönüne ilişkin ipuçları verecek.</p>

<p>Piyasalarda ise kararın ardından sınırlı hareketlilik gözlenirken, yatırımcıların odağı bundan sonraki ekonomik veriler ve merkez bankasının olası adımlarına çevrildi.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/avrupa-merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi/881/</link>
<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 16:36:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ortahisar Belediyesinden Depremzedelere Destek</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/ortahisar-belediyesinden-depremzedelere-destek.jpg" width="250"><br><p>Ortahisar Belediyesi, 1-7 Mart Deprem Haftası’nda, depremlerde hayatını kaybedenleri anmak ve afet hazırlıkların önemine dikkat çekmek için lokma dağıtımı gerçekleştirdi. Belediye Başkan Yardımcısı Özer İskender, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkati çekerek Ortahisar Belediyesi olarak hem afet öncesi hem de sonrası için gereken hazırlıkları yaptıklarını söyledi.<br />
Ortahisar Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla, depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anmak, afet bilincini artırmak ve hazırlıklı olmanın önemini vurgulamak amacıyla İskenderpaşa Camii önünde lokma dağıtımı gerçekleştirildi. Belediye Başkan Yardımcısı Özer İskender’in de katıldığı programda, vatandaşlar, depremde hayatını kaybedenler için dua ederken, gerçekleştirilen anlamlı etkinlikten dolayı Ortahisar Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>

<p>İSKENDER: “DEPREMLERDE KAYBETTİĞİMİZ VATANDAŞLARIMIZI RAHMETLE ANIYORUZ”<br />
Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Özer İskender, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinden hareketle Ortahisar Belediyesi olarak bu konuda gerekli hazırlık ve çalışmaları yaptıklarını söyledi. <br />
Ortahisar Arama ve Kurtarma Ekibi (ORTAK) ve belediye birim müdürlerinin de katıldığı programda, afetlere karşı hazırlığın önemine dikkat çeken İskender, “1-7 Mart Deprem Haftası’nda kayıplarımızı anıyoruz, afetlere karşı hazırlığın önemini hatırlıyoruz. Ülkemiz için büyük acıları hatırlatan bu haftada, Belediye Başkanımız Ahmet Kaya’nın talimatıyla kayıplarımız için lokma döktürdük. Bu vesileyle depremlerde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz” dedi.</p>

<p>“AFETLERE KARŞI BİRÇOK ADIM ATTIK”<br />
Ortahisar Belediyesi’nin afetlere karşı yaptığı hazırlıkları anlatan İskender, “Coğrafyamızda maalesef deprem çok fazla görülüyor. On binlerce vatandaşımız farklı depremlerde hayatını kaybetti. Son olarak Kahramanmaraş merkezli depremler ülkemizde büyük yıkımlara ve acılara sebep oldu. Daha öncesinde de Gölcük, Erciş, Erzincan gibi acı tecrübelerimiz var. Bu sebeple deprem konusunda çok bilinçli ve hazırlıklı olmalıyız. Biz de Ortahisar Belediyesi olarak depreme ve afetlere karşı birçok adım attık. Belediyemiz bünyesinde Afet ve Risk İşleri Müdürlüğü’nü ve onun içerisinde arama kurtarma faaliyetlerinde görev yapacak gönüllü katılımcılarımızın yer aldığı Arama ve Kurtarma Ekibimizi kurduk. Afet hazırlıkları kapsamında Kartal Belediyesi ile bir akreditasyon çalışması başlattık. Bu akreditasyon ile ORTAK ekibi eğitim, tatbikat, ekipmanlar ve hareket planları ile ilgili işbirliği yapacak ve olası bir afet durumunda, Kartal ilçesinde yapılacak arama kurtarma çalışmalarında yer alacak” sözlerini kullandı. </p>

<p>“DEPREMLERE KARŞI HER ZAMAN HAZIRLIKLI OLMALIYIZ”<br />
Karadeniz kıyı şeridinde bir fay hattı bulunduğuna vurgu yapan İskender, “Bölgemiz deprem bölgesi olarak görülmüyor ancak çok yakınımızda Kuzey Anadolu Fay Hattı bulunuyor. Bu fay 1939 Erzincan depreminde Trabzon’da da yıkımlara sebep olmuştu. Ayrıca hemen Karadeniz kıyı şeridinde de bir fay hattı bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda da yaşadığımız küçük depremi hepimiz hissettik ve tedirginliğimiz arttı. Bu nedenle depreme karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız. Biz Ortahisar Belediyesi olarak Başkanımız Ahmet Kaya’nın öncülüğünde hem afet öncesi hem sonrası için gereken hazırlıkları yapıyoruz. 1-7 Mart Deprem Haftası’nda afetlere karşı hazırlığın önemini herkesin kavramasını umuyor, afetlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.</p>
]]></description>
<link>https://ekotime.net/ortahisar-belediyesinden-depremzedelere-destek/833/</link>
<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Doğalgaz borularının güvenliği robotla sağlanacak</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/dogalgaz-borularinin-guvenligi-robotla-saglanacak.jpeg" width="250"><br><p>İGDAŞ mühendislerince, doğalgaz dağıtım boru hatlarında çelik boruların güvenliğini tehlikeye atabilecek bozulmaları önceden belirleyip gerekli uyarıları yapabilecek ve alanında ilk yerli sistemin temelini oluşturacak akıllı robot üretimi için proje başlatıldı.</p>

<p>İGDAŞ'dan yapılan yazılı açıklamada, doğalgaz boru hatlarında güvenliğin sağlanması ve arızaların belirlenmesi için robot teknolojisinin kullanılacağı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, İGDAŞ mühendislerince başlatılan ve TÜBİTAK ile üzerine çalışılan Boru İçi Denetleme Robotu (BIDR) ile hat içinde bakıma ihtiyacı olan yerlerin belirlenerek gerekli müdahalenin yapılması için yetkililere haber verilebileceği kaydedildi.</p>

<p>Doğalgaz boru hatlarındaki çelik boruların güvenliğini tehlikeye atabilecek bozulmaları önceden belirleyip gerekli uyarıları yapılabilecek BIDR'in bu kapsamdaki ilk yerli sistem olacağı belirtilen açıklamada, projenin 2-3 Kasım tarihlerinde düzenlenecek 7. Uluslararası Doğalgaz Kongre ve Fuarı'nda (INGAS 2017) tanıtılacağı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, kombilerin elektrik kesintisi durumunda çalışmasını sağlayacak sistem, doğalgaz basınç düşürme istasyonlarından enerji geri kazanımı, doğalgaz kokulandırıcı madde üretimi, vana odası otomasyon sistemi, optik sayaç okuma sistemi, özel gaz kesme aparatı gibi projelerin de fuarda sektör temsilcileriyle buluşacağı aktarıldı.</p>

<p>INGAS'da, Türk sektör temsilcilerinin yanı sıra Ürdün, Suudi Arabistan, Umman, İran, Irak, Rusya, Çin, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Nijerya, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İtalya ve Hindistan’ın aralarında bulunduğu 20 farklı ülkeden çok sayıda katılımcının buluşması bekleniyor.</p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/dogalgaz-borularinin-guvenligi-robotla-saglanacak/826/</link>
<pubDate>Wed, 25 Oct 2017 15:04:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kadın çiftçilerden yerli patates hasadı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/kadin-ciftcilerden-yerli-patates-hasadi.jpeg" width="250"><br><p>Alay beldesi yerli patates çeşitleri demonstrasyon alanındaki tarlada  düzenlenen etkinlikte, 8 yerli patates çeşidi hasat edildi.</p>

<p>Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Uğur Pırlak, patates tohumunda dışa  bağımlılıktan kurtulmak ve bu konuda bir üs haline gelmek istediklerini söyledi.</p>


<p>2015 yılından beri yürüttükleri çalışmaların sonucunda 8 yerli patates  çeşidini Türk tarımına kazandırdıklarını dile getiren Pırlak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu çeşitlerimizin üreticilerimiz ve kamuoyuyla paylaşılması amacıyla  ıslah çalışmalarının yanında eğitim faaliyetleri de yürütüyoruz. Bu kapsamda  'Kadın Elinde Yerli Patates' projesini uyguladık. Patates üretimi yapılan köy ve  kasabalardaki kadın çiftçilerimizi 2 hafta süreyle Enstitümüzde ağırladık. Onlara  patates yetiştiriciliği, hastalık ve zararları, tohumluk üretim sistemi, hasat ve  depolama konularında eğitim verdik."</p>

<p>Kadın çiftçiler vasıtasıyla yerli çeşitleri tanıtmak istediklerini  belirten Pırlak, "Bu yıl bölgenin lider kadın çiftçilerine yerli patates  çeşitlerini vererek, toprakla buluşmasını sağladık. Bizim en büyük amacımız,  kadın çiftçilerimiz vasıtasıyla hem yerli patateslerin performanslarını görmek  hem de yerli çeşitlerimizi bu vesileyle tanıtmak. Kamuoyundan çok güzel tepkiler  aldık." dedi.</p>

<p>Çiftçi Naciye Erol da yerli patates tohumlarının ithallerine göre daha  verimli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Erol, "Deneme için Enstitümüz bize yerli tohum verdi. İlk yerli tohumu  tarlamıza ektik. Tohumlarımızın verimi çok güzel, ithal tohumlardan daha güzel.  İthal tohumlardan elde edilen patatesten sadece kızartma yapılırken, yerli  tohumdan elde edilen patatesten yemeklik de yapabiliyoruz. Hepsi çok güzel, çok  kaliteli."  diye konuştu.</p>

<p>Çiftçi Sevda Erol da yerli patates tohumlarından iyi ürün aldıklarını  belirterek, kendilerine bu olanağı sağlayan Enstitü yetkililerine teşekkür etti.</p>

<p>Etkinlik sonunda kadın çiftçilere plaket verildi.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/kadin-ciftcilerden-yerli-patates-hasadi/691/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İlk gemi ile 34 milyon dolarlık kuru incir ihraç edildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/ilk-gemi-ile-34-milyon-dolarlik-kuru-incir-ihrac-edildi.jpeg" width="250"><br><p>2017/2018 kuru incir ihraç sezonu 11 Ekim 2017 tarihinde başladı. Türkiye 11-14 Ekim 2017 tarihleri arasında 54 ülkeye 34 milyon 322 bin dolarlık kuru incir gönderdi. 2016/17 sezonunun ilk haftasında ise; 5 bin 196 ton karşılığı 22 milyon 329 bin dolarlık kuru incir ihraç edilmişti. Kuru incir ihracatı miktar bazında yüzde 28, değer bazında ise yüzde 54 artış gösterdi.</p>


<p>Kuru incir ilk ihraç tarihinin 11 Ekim 2017 olarak belirlenmesi sonrasında bazı kesimlerden kuru incirin fiyatının düşürülmek istendiği, dünya pazarlarında Türk incirinin yerini Yunan incirinin aldığı şeklinde eleştiriler olduğuna dikkati çeken Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, bu eleştirilerin ne kadar haksız olduğunu, ihracat rakamları ortaya koyduğunu, üreticinin yüzünün güldüğünü söyledi.</p>

<p><strong>"PANİK YAPMADAN 65-70 BİN TON İHRACAT HEDEFLİYORUZ"</strong></p>

<p>Türk incirinin dünya genelinde bir marka olduğunu dile getiren Celep, “Türk incirinin en yüksek değerden ihraç edilmesi için çaba gösteriyoruz. Yapacağımız doğru hamlelerle Türk incirini daha katma değerli ihraç etmek için çalışıyoruz. Bu yıl 78 bin 200 ton ile tarihi bir rekoltemiz var. Bu rekolte kimsenin gözünü korkutmasın, panik olmadan bu rekolteyi ihraç edeceğiz. Hedefimiz 70 bin ton ihracat” şeklinde konuştu.</p>

<p>Kuru incir ihracatında 2016/17 sezonunun başarılı bir şekilde geride kaldığı bilgisini veren EKMİB Başkanı Birol Celep, Türkiye’nin geçtiğimiz sezon kuru incir ihracatından 232 milyon 913 bin dolar döviz girdisi elde ettiğini, çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru kayısı ihracatındaki gerilemeye karşın kuru incir ihracatının artış gösterdiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>EN FAZLA İHRACAT FRANSA, ALMANYA VE İTALYA’YA OLDU</strong></p>

<p>2017/18 sezonunun ilk haftasında kuru incir ihracatında ilk sırayı 6 milyon 251 bin dolarla Fransa alırken, ikinci Almanya 5 milyon 833 bin dolarlık kuru incir ithal etti. Almanya’yı 4 milyon 25 bin dolarlık kuru incir alımı ile İtalya takip etti. Bu ülkeleri 2 milyon 539 bin dolarlık tutarla ABD ve 2 milyon 178 bin dolarlık kuru incir ithalatı ile İsviçre izledi.</p>

<p><strong>2016/17 SEZONUNDA 63 BİN 605 TON KURU İNCİR İHRAÇ EDİLDİ</strong></p>

<p>Kuru incir ihracatında Türkiye, 2016/17 sezonunu 63 bin 605 ton’luk ihracatla tamamladı. 2015/16 sezonunda ise; 67 bin 530 ton kuru incir ihraç edilmişti. Kuru incir ihracatı miktar bazında gerilemesine karşın değer bazında yüzde 1’lik artışla 232 milyon 913 bin dolara ulaştı. Bu değişimde kuru incirin ortalama ihraç fiyatındaki artış etkili oldu.</p>

<p>Kuru incir ihracatında uzun yıllardır lider ülke konumunda olan Fransa, 2016/17 sezonunda 34 milyon 489 bin dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, Fransa’yı 30 milyon 465 bin dolarlık ihracatla Almanya ve 25 milyon 672 bin dolarlık kuru incir alımı ile ABD izledi. 2016/17 sezonunda kuru incir lezzeti 98 ülkeye ulaştı.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/ilk-gemi-ile-34-milyon-dolarlik-kuru-incir-ihrac-edildi/688/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kadın marangozlar ahşap oyuncak üretiyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/kadin-marangozlar-ahsap-oyuncak-uretiyor.jpeg" width="250"><br><p>Beyköy Beldesi'ndeki 1'inci Organize Sanayi Bölgesi'nde 1 ay önce faaliyete geçen fabrikada 20'si kadın toplam 35 kişi çalışıyor. Kadınlar, fabrikada küçültülen ağaç parçalarını makineler ile şekillendirip boyayarak, farklı modellerde oyuncağa dönüştürüyor. Fabrikada şu anda 60 farklı oyuncak üretiliyor. Kısa sürede bu rakamın 100'e çıkarılması hedefleniyor.</p>


<p>Fabrika sahibi Ali Kanburoğlu, kapasiteyi her geçen gün artırmayı hedeflediklerini söyledi. Tamamen yerli üretim yaptıklarını belirten Kanburoğlu, "Aile oyunları, akıl ve zeka oyunları burada mevcut. 'Yerli ve milli oyuncak projesi' adı altında burada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bize özel, bizim kültürümüze has oyuncakları nasıl üretiriz; sürekli bunun çalışmasını yapıyoruz" dedi.</p>

<p>Kanburoğlu, üretimde kayın ağacı kullandıklarını da söyleyerek, "Kayın ağacı Karadeniz Bölgesine özel bir ağaçtır. Yılda 2 bin 500 metreküp ağaç işleme kapasitesine sahibiz. Bunun yanında otomatik makineler, zımparalar ve diğer teknolojik makinelerle üretim yapmaktayız. 20'si kadın toplam 35 kişi çalışıyor. Yılbaşına kadar istihdam sayısını 70'e çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/kadin-marangozlar-ahsap-oyuncak-uretiyor/685/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Palandöken’den SGK prim ödemelerine ilişkin açıklama</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/palandokenden-sgk-prim-odemelerine-iliskin-aciklama.jpeg" width="250"><br><p>TESK Genel Başkanı Palandöken, 2016 yılının Aralık ayı ile 2017 yılının Ocak ve Şubat aylarında ödenmesi gereken SGK Primlerinin ödemelerinin 9 ay ertelendiğini belirterek, “Bu primler, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ödenecek. Esnaf hem içinde bulunduğu ayın primini hem de geçmiş dönemden ertelenen primleri aynı anda ödemek zorunda kalacak. Bir de yapılandırmadan gelen borç taksitlerinin ödemesi eklenince yılın son üç ayı esnafın mali yükü 3 katına çıkacak” dedi.</p>


<p>Esnafın, 3 ayrı döneme ait SGK primlerinin ödenmesinin altından kalkamayacağının altını çizen Palandöken, “Aralık 2016 ile Şubat 2017 arasında ödemesi gereken ve ertelenen primlerin ödemesi, Ekim ayından değil 2018 yılının Ocak ayından başlamalı ve 6 aya yayılarak tahsil edilmeli.  Aksi halde esnafımız ya içinde bulunduğu dönemin primini ödeyemeyecek ya da yapılandırmadan gelen taksitlerini ödeyemeyecek” uyarısında bulundu.   </p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/palandoken-den-sgk-prim-odemelerine-iliskin-aciklama/684/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Isparta'nın köyünden Avrupa ve Ortadoğu'ya domates ihracatı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/ispartanin-koyunden-avrupa-ve-ortadoguya-domates-ihracati.jpeg" width="250"><br><p>Isparta'nın merkez köylerinden Deregümü'nde üretilen domates Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. </p>

<p>Isparta'nın merkezinde bulunan 2 bin nüfuslu Deregümü köyünde üzüm ve gül üretiminin yanı sıra 15 yıl önce alternatif ürünler için seracılık faaliyetlerine başlandı. Seralarında domates yetiştirmeye başlayan köylüler, elde ettikleri yüksek verimle yurt dışı piyasasına da açıldı.</p>


<p>Köyde üretilen domateslerin yüzde 30'luk kısmı Avrupa ve Ortadoğu'ya ihracat edilirken, yurt içi piyasasında da tercih edilen domates birçok aileye gelir kapısı oldu.</p>

<p>Sezon boyunca yaklaşık 500 kişiye iş kapısı açan domates üretimi Isparta ekonomisine de katkı sağlarken, gelecek yıllarda üretimin daha da artırılması için çalışmalar gerçekleştiriliyor. </p>

<p>Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk,  muhabirine yaptığı açıklamada, Deregümü köyünde çiftçilerin ortak kararıyla 15 yıl önce seracılık faaliyetlerinin başladığını söyledi.</p>

<p><strong> 20 BİN TON ÜRETİM BULUNUYOR</strong></p>

<p>Seralardaki domates yetiştiriciliğinden alınan verimin yüksek olmasıyla uzun yıllar bu alanda çalışmalar yapıldığını ifade eden Selçuk, köylülerin çalışmalarının karşılığını almaya başladığını kaydetti.</p>

<p>Köydeki çiftçilerin alternatif tarım için çalışmalar yaptığını aktaran Selçuk, şöyle devam etti:</p>

<p>"Merkeze bağlı Deregümü köyündeki domates hasadımız devam ediyor. Yaklaşık bin 500 dönüm alanda domates üretimi gerçekleşiyor. 20 bin ton civarında üretimimiz var. Yalvaç ilçesi Çetince köyünde de buna benzer bir çalışma var. Bu üretilen domatesler yurt içi piyasasında talep görüyor. Bunun yanında Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihracat yapılıyor. Yaklaşık yüzde 30'unu ihracatçı firmalar aracılığıyla yurt dışına gönderiyoruz. Yurt dışına domatesler seralardan toplanıp, işletmelerde kasalara konulup gönderiliyor. Yurt dışına gönderdiğimiz domatesler biraz yeşilken toplanır ve yolda kırmızı halini alır. Deregümü köyünde, seralardan önce gül ve üzüm bağları vardı. Metrekare olarak domates ve karanfildeki gelir oradan yakalanmadığı için insanlar birliktelik yaptı ve seracılık faaliyetlerine başlandı. Domates üretiminde yılda 40-50 milyon lira girdi oluyor ekonomimize. Bu gelir Isparta ekonomisine de katkı sağlıyor. Burada insanlar çalışıyor, istihdam ediliyor."</p>

<p>Selçuk, Isparta ikliminin alternatif tarım ürünlerine elverişli bir yapısının bulunduğunu belirterek, ürünlerden alınan verimin bu açıdan yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Köydeki çiftçilerin yeniliğe açık olduğunu vurgulayan Selçuk, "Teknoloji geliştikçe çiftçilerimiz son teknolojiye ayak uydurmaya çalışıyor. İlimizin farklı yerlerinde farklı farklı ürünler deneniyor. Burada domates oldu, başka yerde çilek yetiştiriyorlar. Bizim çiftçilerimizin ufku açık. Bu çalışmalarımızı daha ileriye götürebilmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Çiftçi Abdullah Aydemir ise köyde yaklaşık 15 yıldır seracılık yapıldığını belirterek, "Köyün gelir kaynağının yüzde 80'i bu işten. Üretimimiz Avrupa ve iç piyasaya gidiyor. Diğer köylere de tavsiye ediyoruz. Güzel bir gelir kaynağı." dedi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/isparta-nin-koyunden-avrupa-ve-ortadogu-ya-domates-ihracati/682/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AB vatandaşları Türkiye'de 'ev'lendi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/ab-vatandaslari-turkiyede-evlendi.jpeg" width="250"><br><p>Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce, yabancıların Türkiye'den satın aldığı taşınmazlara ilişkin veriler paylaşıldı.</p>

<p>Osmanlı'dan başlayan, Cumhuriyet döneminde de devam eden, yabancıların Türkiye'den taşınmaz edinmesine ilişkin şartlar, 18 Mayıs 2012 tarihli 6302  Sayılı kanun ve Tapu Kanunu'nun 35'inci maddesi ile belirleniyor. Bu kapsamda,  2012'de yapılan değişiklik sonucu, taşınmaz satın alınmasında "karşılıklılık  şartı"nın kaldırılmasıyla gayrimenkul satın alan yabancıların sayısında artış  gözlendi.</p>


<p>Yapılan değişiklik sonrası taşınmaz edinen yabancı uyruklu kişi sayısı  92 bin 638 oldu. Bu kişiler, 16 milyar 475 milyon 356 bin 603 lira değerinde, 85  bin 410 adet konut, iş yeri gibi bağımsız bölüm ve 7 bin 167 arsa ve arazi gibi  ana taşınmaz edindi.</p>

<p>Bugüne kadar toplam 140 bin 832 yabancı, 18 milyar 174 milyon 543 bin  348 lira değerinde 119 bin 280 konut, iş yeri gibi bağımsız bölüm ile 11 bin 145  arsa ve arazi gibi ana taşınmazın sahibi oldu.</p>

<p>2012 yılı sonrasında Türkiye'den taşınmaz edinen yabancıların başında  12 bin 89 kişiyle Iraklılar, 10 bin 491 kişiyle Ruslar, 7 bin 569 kişi ile  İngilizler, 7 bin 211 kişiyle Kuveytliler, 6 bin 342 kişiyle Suudi Arabistanlılar  yer aldı.</p>

<p>Bu yabancılar, yatırım tercihlerini daha çok sırasıyla Antalya (31 bin  113 kişi), İstanbul (25 bin 392), Aydın (6 bin 955), Bursa (4 bin 920), Muğla (4  bin 769) ve Yalova (4 bin 363) illerinden yana kullandı.</p>

<p><strong>AB'DEN TÜRKİYE'YE EN ÇOK İLGİ İNGİLTERE'DEN</strong></p>

<p>Avrupa Birliği ülkelerinden de bugüne kadar 62 bin 46 kişi Türkiye'den  taşınmaz edindi. Böylece bugüne kadar Türkiye'ye yatırım yapan yabancıların  yaklaşık yüzde 44'ünü AB üyesi ülkeler oluşturdu. AB üyesi yabancı yatırımcılar,  44 bin 686 bağımsız bölüm ve 5 bin 447 ana taşınmazı satın aldı.</p>

<p>AB üyesi ülke vatandaşları arasında Türkiye'den en fazla İngilizler  taşınmaz aldı. 24 bin 456 İngiltere vatandaşı, Türkiye'de konut ve arsa sahibi  oldu.</p>

<p>İngiltere'yi sırasıyla 9 bin 832 kişiyle Almanya, 4 bin 494 kişiyle  Danimarka, 4 bin 454 kişiyle İsveç, 4 bin 146 kişi ile Belçika, 4 bin 87 kişi ile  Hollanda, 3 bin 739 kişiyle İrlanda, 2 bin 170 kişiyle Finlandiya, bin 51 kişiyle  Fransa ve 821 kişiyle Yunanistan ve diğer ülkeler izledi.</p>

<p><strong>BİN 290 ABD'Lİ DE TÜRKİYE'DEN EV VE ARSA ALDI</strong></p>

<p>Ayrıca ABD'den de bugüne kadar bin 290 kişi konut ve arsa satın aldı.  Buna göre, ABD'liler bin 152 bağımsız bölüm ile 271 ana taşınmaz edindi.</p>

<p><strong>YURT DIŞI TEMSİLCİLİKLERİ YAYGINLAŞTIRILACAK</strong></p>

<p>Öte yandan yabancılara bu konuda kolaylık sağlanması amacıyla Tapu ve  Kadastro Genel Müdürlüğünce, Tapu ve Kadastro işlemlerinin yurt dışında  gerçekleştirilmesi için "Berlin Başkonsolosluğu Tapu ve Kadastro Yurt Dışı  Temsilciliği"nin hayata geçirilmesinin de söz konusu rakamlara olumlu yansıdığı  belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, burada alınan olumlu sonuçların ardından Tapu ve Kadastro  yurt dışı teşkilatının dünya çapında yaygınlaştırması için gerekli mevzuat  çalışmasının tamamlandığını, TBMM'de kanunlaşması sonrası başta Körfez ülkeleri  olmak üzere diğer ülkelerde de temsilcilik kurulmasının planlandığını kaydetti.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/ab-vatandaslari-turkiye-de-ev-lendi/681/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İş hayaline 52 çeşit turşu yaparak kavuştu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/is-hayaline-52-cesit-tursu-yaparak-kavustu.jpeg" width="250"><br><p>Ordulu Meryem Koçoğlu, yaptığı turşuların  beğenilmesi üzerine KOSGEB desteğiyle turşu evi açtı.</p>

<p>Ünye ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Koçoğlu, evinde ailesi ve  yakınlarına ikram için yaptığı turşularla ilgili olumlu tepkiler alınca kendi  işini kurmaya karar verdi.</p>


<p>Severek yaptığı turşu üretimini mesleğe dönüştürme hayalini yıllarca  erteleyen Koçoğlu, çevresinin de desteğiyle KOSGEB'e başvurdu.</p>

<p>KOSGEB'in kurslarına katılarak girişimcilik konusunda kendini  geliştiren Koçoğlu, ayrıca aldığı destekle 4 yıl önce iş yerini açtı.</p>

<p>Koçoğlu,  muhabirine yaptığı açıklamada, eskiden beri turşu  yaptığını ve el emeğiyle ürettiği turşuların çok beğenildiğini belirterek, bunun  üzerine turşularını daha çok insana tattırabilmek için ticarete atılmaya karar  verdiğini söyledi.</p>

<p>KOSGEB desteğinin işini kurmasında büyük avantaj sağladığına işaret  eden Koçoğlu, işini büyüterek daha çok kişiye ulaşmak ve daha çok istihdam  sağlamak istediğini dile getirdi.</p>

<p>Koçoğlu, şu ana kadar yaptığı 52 çeşit turşu olduğunu ifade ederek,  turşu sayısını artırılabileceğini, her şeyin turşusunu yapmanın mümkün olduğunu  kaydetti.</p>

<p><strong>"İYİ TURŞUNUN SIRRI MALZEMESİNDE"</strong></p>

<p>İyi turşunun sırrının kesinlikle malzemesinde olduğuna dikkati çeken  Koçoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Malzeme ne kadar kaliteli, hasarsız, iyi olursa o kadar iyi turşu  çıkar ortaya. Haşlanmış olarak yapılan ya da çiğden kurulan turşular, hepsinin  yapım aşamasındaki öncelikleri farklı. Haşlanmışsa dirilikleri, saklama  koşulları, tuz, sirke, bunların hepsinin ayarı çok önemli. Birinde farklılık,  fazlalık, eksiklik olduğu zaman istenilen sonuç ortaya çıkmaz. Yani turşuyu  sevmek gerektiği gibi iyi olması için yapmayı da sevmek gerekiyor. İyi bir turşu  için bu işi sevmek gerekiyor."</p>

<p>Koçoğlu, kurulan turşuların uzun ömürlü olması için serin ve karanlık  yerde bekletilmesi gerektiğini belirterek, "Turşu her mevsimde yapılabilir ama  asıl zamanı eylül, ekim ve kasım aylarıdır. Bu aylar, sebzelerin daha bol olduğu  zamanlardır." dedi.</p>

<p><strong>"ÇEŞİT OLARAK KARADENİZ BÖLGESİ ÖN PLANDA"</strong></p>

<p>Karadeniz Bölgesi'nde kadınların genellikle turşularını kendilerinin  kurduğunu ifade eden Koçoğlu, "Yapamadıkları turşuları gelip bizden almayı tercih  ediyorlar. Her bölgenin kendine özgü turşu çeşitleri var. Gelen müşterilerimden  bildiğim kadarıyla çeşit olarak Karadeniz Bölgesi ön planda. Karadeniz'de yaygın  olarak kaldirik, kiraz, tahnal, kara lahana, fasulye, biber, patlıcan, erik,  mısır, kelek kavun ve acur turşuları çok yapılmaktadır." diye konuştu.</p>

<p>Koçoğlu, bölgede turşudan yemekler de yapıldığına işaret ederek,  "Mesela her yöre turşu kavurmasını bilmiyor. Turşu kavurması genel itibarıyla  Karadeniz'e özgüdür. Turşu kavurması, turşu kızartması yöresel kahvaltılarımızda  olmazsa olmazlarımız arasında." ifadesini kullandı.</p>

<p>Turşu fiyatının çeşidine göre değiştiğini kaydeden Koçoğlu, el emeği  olduğu için turşu fiyatlarının hazırlara göre farklılık gösterdiğini, örnek  olarak 1,5 kilogramlık lahana turşusunu 7,5 liraya sattığını söyledi.</p>

<p>Koçoğlu, kendi işini kurmak isteyen kadınlara tavsiyelerde bulunarak,  "Kadınlarımız hayallerini eğer gönülden istiyorlarsa kesinlikle  gerçekleştirebilir. Önemli olan istemek." dedi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/is-hayaline-52-cesit-tursu-yaparak-kavustu/680/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Borsa gözünü zirveye dikti</title>
<description><![CDATA[<img src="https://ekotime.net/images/haberler/borsa-gozunu-zirveye-dikti.jpeg" width="250"><br><p>Bu yıl, eylüldeki değer kaybının ardından ekim ayına alış ağırlıklı  başlayan BIST 100 endeksi, Türkiye ile ABD arasındaki vize işlemlerinin askıya  alınması ve bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelerin etkisiyle 21 Haziran'dan bu  yana ilk defa 100.000 seviyesinin altına geriledi. Bu seviyeden gelen alımlarla  tekrar yükselişe geçen BIST 100 endeksi, dün itibarıyla 107.000 seviyesinin  üzerini gördü.</p>


<p>Uzmanlar, ABD ve Türkiye arasında vizelerin askıya alınması ve Irak'ın  kuzeyinde yapılan gayrimeşru referandumla bölgede artan jeopolitik riskler sonucu  BIST 100 endeksinde sert satışlar görüldüğünü, geçen hafta 100.000 seviyesinin  altına gerileyen endeksin, Türk ve ABD'li yetkililerden gerilimi artırıcı  açıklamaların gelmemesi ve IMF'nin Türkiye'ye yönelik 2017 ve 2018 büyüme  beklentilerini yukarı çekmesi sonucu alış ağırlıklı bir seyir izleyerek  kayıplarını telafi ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>"ENDEKSTE ÇOK SERT SATIŞLAR OLMASINI BEKLEMİYORUM"</strong></p>

<p>Konuya ilişkin  muhabirine değerlendirmede bulunan İntegral Yatırım  Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, normal şartlarda 110.000 puanda "yorulan"  BIST 100 endeksinde, 105.000 seviyelerine doğru bir miktar kar satışının genel  olarak beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Turşucu, Kuzey Irak referandumu ile ABD-Türkiye arasındaki vize  gelişmelerinin piyasalarda "sürpriz" satışlara neden olduğunu belirterek, Irak'ın  kuzeyindeki referanduma uluslararası blok tarafından tavır alınması ve ABD vize  yasağının ardından yumuşamaların başlamasının borsaya güçlü alımlar gelmesini  sağladığını söyledi.</p>

<p>Endeksin geldiği noktanın, gelişmeler öncesinde teknik olarak düzeltme  bekledikleri seviyeler olduğuna işaret eden Turşucu, 9 aylık bilanço döneminin  başladığını ve endeks üzerinde ağırlığı olan pek çok büyük şirkette yine yüksek  performans beklendiğini kaydetti. Turşucu, endekste çok sert satışlar olmasını  beklemediğini, güçlü ve iyi şirketlerde bilanço beklentili alımların devam edecek  gibi göründüğünü ifade etti.</p>

<p>Turşucu, piyasaların vize ve jeopolitik risklerle ilgili gelişmeleri  izleyeceğini, dolar endeksindeki güçlenmenin gelecek süreçte gelişmekte olan  piyasaları bir miktar rahatsız edebileceğini söyledi.</p>

<p>BIST 100 endeksinde güçlenmenin devam etmesi için endeksin 106.700  seviyesinin üzerine yerleşmesi gerektiğini, bu durumda ilerleyen günlerde 110.000  seviyesine doğru güçlenmeleri görebileceklerini ifade eden Turşucu, endeksin  106.700 seviyesini geçmekte başarısız kalması durumunda ise 105.000 desteğine  doğru kar satışlarının görülebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>"ENDEKSTE YENİ REKOR SEVİYE GÖRME İHTİMALİ MASADA"</strong></p>

<p>Stratejist Cüneyt Paksoy da dolar/TL'de 3,80'lerden 3,65-3,60  aralığına geri dönülmesine paralel BIST 100 endeksinde  de güçlü bir tepki  oluştuğunu belirterek, dolar bazlı 3,3 centlerden 2,7 centlere kadar oluşan geri  çekilmenin BIST 100 endeksi için tekrar görece ucuzluk meydana getirdiğini  söyledi.</p>

<p>Paksoy, Türkiye-ABD gerginliği, AB ile ilişkiler, Kuzey Irak ve Suriye  üzerinden takip edilen jeopolitik riskler, içerideki siyasi süreç, ABD Merkez  Bankası (Fed) ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi majör merkez bankaları  paralelinde ilerleyen global piyasaların seyrinin bu tepki hareketinde dikkatle  izlenen başlıklar olacağını vurguladı.</p>

<p>Özellikle dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yakından  izleneceğini ifade eden Paksoy, "BIST 100 endeksi, 105.000-106.000 aralığı  üzerinde kalabildikçe ve devamında 107.000-108.500 ara direnç aralığı kalıcı  geçilebildikçe 110.000'leri yeniden test etme ve üzerinde yeni rekor seviye görme  ihtimali masada. 110.500 üzerinde kalıcı olabildikçe ve ara direnç olan   111.500  üzerinde ek kuvvet kazanabildikçe 113.000 ve 115.000 kanal direnç hedefleri  realize olabilir." şeklinde konuştu.</p>

<p>Kar satışları devam ettikçe 105.000-106.000 puan aralığının önemli  destek seviyesi olarak takip edileceğini belirten Paksoy, "Buranın altına tekrar  kalıcı inilmesi halinde aşağıda 100.000 psikolojik eşiği içinde barındıran  101.500- 99.000 aralığı destek olarak izlenecek." dedi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://ekotime.net/borsa-gozunu-zirveye-dikti/679/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>