13 Eylül 2026, Pazar | 06:45:10


mustafa aydın

Bizi Boğan Eli Kurtarıcı Sandık
Tarih: 12-09-2026 18:00:00 Güncelleme: 12-09-2026 18:01:35

Bizi Boğan Eli Kurtarıcı Sandık

Bugün 12 Eylül.

Darbeler bu topraklarda hep aynı şekilde ortaya çıktı: Zemin hazırlandı, zaman beklendi ve toplumun çaresizliği darbeye gerekçe yapıldı. Sağdan da gelse, soldan da gelse fark etmedi. Hepsi aynı bataklıktan beslendi, aynı karanlığı büyüttü.

Ama 12 Eylül’ü anlamak için sadece darbecilere bakmak yetmez. Biraz da o günleri yaşayan toplumun ruh hâline bakmak gerekir.

Çünkü biz o yıllarda terörden, her gün işlenen cinayetlerden, sokak çatışmalarından, liselerde ve üniversitelerde yaşanan kavgalardan, yürüyüşlerden, protestolardan ve bitmeyen toplumsal kaostan nefes alamaz hâle gelmiştik.

Artık tek bir şey istiyorduk:

“Bu kaos bitsin de nasıl biterse bitsin.”

Toplumun çok büyük bir kesiminde bu düşünce oluşmuştu. İşte bizim göremediğimiz asıl mesele de buydu.

Meğer darbeyi hazırlayanlar, toplumun bu noktaya gelmesini bekliyormuş.

Önce insanlar yorulacak, korkacak, umudunu kaybedecek ve “Yeter artık!” diyeceklerdi. Sonra birileri çıkıp bütün bu karmaşayı bir gecede bitirecekti.

Öyle de oldu.

Bir gece darbe yapıldı.

Ertesi sabah sokaklar sustu.

Silah sesleri kesildi. Çatışmalar bitti. Protestolar sona erdi. Üniversiteler, sokaklar, meydanlar sessizliğe büründü.

Ve toplum derin bir nefes aldı.

“İşte kurtarıcılarımız geldi.” dedik.

İşte tam burada büyük yanılgımız başladı.

Suyun içinde boğuluyorduk. Bir el uzandı, bizi suyun yüzüne çıkardı ve nefes almamızı sağladı.

Biz de o eli, “Bizi boğulmaktan kurtardı.” diye alkışladık.

Oysa yıllar sonra fark ettik ki bizi paçalarımızdan aşağı çeken, suyun içinde tutan ve boğulmanın eşiğine geldikten sonra bizi yukarı çıkarıp yardım elini uzatan da aynı güçlerdi.

Önce bizi boğulacak hâle getirdiler, sonra suyun yüzüne çıkarıp nefes aldırdılar ve kendilerini kurtarıcı ilan ettiler.

Biz ise nefes aldığımıza sevindik.

İşte belki de 12 Eylül’ün en büyük yanılgılarından biri buydu.

Anayasayı bile büyük bir çoğunlukla kabul ettik.

Çünkü artık huzur istiyorduk.

Siyasetçilerin çok büyük hataları vardı. Bunu inkâr edemeyiz. Ülkeyi o noktaya taşıyan siyasi sorumlulukları görmezden gelemeyiz.

Ama şu gerçeği de unutmamalıyız:

Siyasetçilerin hataları, darbecilerin planlarını aklamaz.

Onların da çok büyük hesapları vardı.

12 Eylül sadece bir gecede ortaya çıkmış bir askerî müdahale değildi. Toplumun korkuları, çaresizliği, kutuplaşması ve “Yeter ki bu kaos bitsin.” hâli, o müdahalenin zeminini hazırlayan en önemli malzemelerden biriydi.

Bugün dönüp kendimize de sormamız gereken soru tam olarak budur:

“Ben bunun neresindeydim?”

Fikrine tahammül edemediğimiz insanlara karşı nasıl davrandık?

“Benim partim, benim ideolojim, benim cemaatim” diyerek bu milletin ve bu dinin tek sahibi bizmişiz gibi mi davrandık?

Haksızlık karşısında sustuk mu?

Vakıf, dernek ve cemaatleri milletin emaneti yerine kendi malımız gibi kullandık mı?

Makamı, mevkiyi ve nüfuzu adalet için değil, çıkarlarımız için mi kullandık?

Belki bunların her birini o günlerde küçük birer mesele olarak gördük.

Ama küçük görülen yanlışlar büyüdüğünde, darbecilerin kullanabileceği kocaman bir malzemeye dönüşür.

12 Eylül’ün darbecileri bugün tarihin karanlık sayfalarında.

Fakat darbecilik zihniyeti tarihin bir sayfasına hapsedilmiş değil.

Fırsat bulduğunda yeniden ortaya çıkabilir.

Bu yüzden darbelerle mücadele sadece tanklara, silahlara ve üniformalara karşı yapılmaz.

Asıl mücadele; toplumun içinde büyüyen tahammülsüzlükle, adaletsizlikle, kibirle, kör taraftarlıkla ve “Benden olsun, ne olursa olsun.” anlayışıyla yapılmalıdır.

Çünkü bir toplum, farklı düşünene tahammül etmeyi bırakırsa; haksızlığa ses çıkarmazsa; gücün karşısında susup güçsüzün üzerine yürürse, kendi felaketinin zeminini kendisi hazırlamış olur.

Bugün 12 Eylül’ü anarken sadece “Darbecilere lanet olsun.” demek yetmez.

Bir de kendimize bakalım.

Bir daha aynı karanlığa düşmemek için neyi değiştirmemiz gerektiğini düşünelim.

Sevelim, sevilelim.

Farklı düşünelim ama birbirimize düşman olmayalım.

Haksızlık karşısında susmayalım.

Gücü değil, hakkı savunalım.

Çünkü dünya kimseye kalmaz.

Birkaç yıl önce kaleme aldığım şu söz bugün de güncelliğini koruyor:

“Çalıp çırparak, el etek öperek makam, mal ve para sahibi olanların el üstünde tutulduğu; dürüstlüğüyle kaybedenlerin, aklıyla sorgulayanların hor görüldüğü bir ülkede, büyüklükten söz edilemez.”

Bir ülkenin gerçek büyüklüğü de burada başlar:

İnsanlarının korkmadan konuşabilmesinde, farklı düşüncelere tahammül edebilmesinde ve adaleti herkes için isteyebilmesinde…

Çünkü aklını ve vicdanını kaybeden toplumlar, bir gün kendilerini kurtaracak bir el aramaya başlar.

Ve bazen…

Kendilerini boğan eli, kurtaran el zannederler.



12okunma

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR TÜMÜ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

ŞANS OYUNLARI 4 çekiliş

Sayısal Loto12.09.2026 · 109. hafta
3 10 23 24 67 75 48 36
Şans Topu09.09.2026 · 72. hafta
3 10 20 23 29
Ek top bu çekiliş için yayımlanmadı
Süper Loto10.09.2026 · 109. hafta
17 28 31 44 48 53
10 Numara11.09.2026
1 3 4 9 10 12 13 14 18 22 25 29 31 34 37 57 62 64 68 69 79 80

HAVA DURUMU

İstanbul
20°
Açık · Nem %93 · Rüzgâr 21 km/sa
BUGÜN
25° 19°
PZT
23° 18°
SAL
24° 17°
ÇAR
23° 18°
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

PUAN DURUMU Süper Lig · 2026/2027

# Takım O G B M AV P
1 Beşiktaş 5 4 0 1 +8 12
2 Galatasaray 4 3 1 0 +6 10
3 Kocaelispor 4 3 0 1 +2 9
4 Çaykur Rizespor 5 3 0 2 +1 9
5 Corendon Alanyaspor 5 2 2 1 +1 8
6 Trabzonspor 5 2 1 2 +4 7
7 Arca Çorum FK 5 2 1 2 +2 7
8 Amedspor 4 2 1 1 +2 7
8 Gaziantep FK 4 2 1 1 +2 7
10 Gençlerbirliği 4 2 1 1 -3 7
11 Fenerbahçe 4 2 0 2 +2 6
12 Kasımpaşa 4 1 3 0 +1 6
13 Istanbul Basaksehir 4 1 1 2 0 4
14 Samsunspor 5 1 1 3 -5 4
15 Erzurumspor FK 5 1 1 3 -9 4
16 Konyaspor 5 1 0 4 -4 3
17 Eyüpspor 5 1 0 4 -6 3
18 Göztepe 5 0 2 3 -4 2

GAZETEMİZ

Eylül Sayımız 26.07.2016

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak 05:08
Güneş 06:35
Öğle 13:05
İkindi 16:38
Akşam 19:24
Yatsı 20:45

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI