Hürriyet; Arapçadan dilimize giren bir sözcüktür. Bağımsızlık anlamında kullanılmaktadır.
Yakın çağ tarihimizde, bağımsızlık mücadelesini veren aydınların başında, kuşkusuz Namık Kemal gelmektedir. Namık Kemal kısa ömrünün önemli bir kesimini hürriyet uğruna Abdülhamit döneminde, hapislerde geçirmiştir.
Bir ara, biraz gevşeklik görülmüştür hürriyet alanında. Onu da Namık Kemal Hürriyet Kasidesinde:
“Ne efsunkâr imişsin ey didarı hürriyet
Esiri âşıkın olduk, gerçi kurtulduk esaretten” diyerek değerlendirmiştir.
Hürriyet uğruna Avrupalara kaçan, oradan hürriyet çağrıları yapan yalnız Namık Kemal değildi elbette. Örnek göstermek için adını anmak istedim Namık Kemal’in.
Osmanlı İmparatorluğu topraklarının büyük bir bölümü Abdülhamit döneminde kaybedilmiştir. Vesvesesi yüzünden Osmanlı Donanmasını Marmara denizinde gözünün önünde saklamış, çürütmüş ve bu yüzden verilen savaşta büyük kayıplara yol açılmıştır. Bununla birlikte Orta dereceli okulların açılması ve bu konuda büyük çaba gösterilmesi de aynı döneme rastlar. Her ne ise, amacımız Abdülhamit dönemini aktarmak değil. Onu tarihçilere bırakalım.
1840, 1888 tarihleri arasında yaşayan Namık Kemal, 48 yıllık kısa ömrüne, hürriyet konusunda, yaşamı pahasına, büyük mücadeleler sığdırmış ve kendisinden sonra gelen kuşaklara yol göstermiştir.
Hürriyet mücadelesi, her ülkenin tarihinin her döneminde hür ve bağımsız yaşamak uğruna verilmesi gereken en kutsal mücadeleler arasındadır. Hürriyet mücadelesi, yasal sınırları içinde kalarak, koşullar ne olursa olsun, verilmesi gerekli bir mücadeledir.
Bu mücadelenin en büyüğünü, en değerlisini, Mustafa Kemal, halkın deyimiyle; 7 düvele karşı vererek ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurarak göstermiştir.
Mustafa Kemal, gücünü, doğuştan gelen zeka ve yeteneğinin yanı sıra, ülkeler tarihini okuyarak ve onlardan en iyi dersleri çıkararak göstermiştir. Mustafa Kemal’in örnek aldığı kahramanlardan biri de Namık Kemal’dir.
Namık Kemal kısa ömrünün son günlerini yaşamaktadır. Oğlu, Ali Ekrem Bolayır Soyadı kanunu ile (1934) Bolayır soyadını almıştır Babasının resmini götürerek, altına bir dörtlük yazılmasını istemiştir.
Namık kemal; “Oğlum, öğle ayakkabı ısmarlar gibi şiir ısmarlanmaz, ama bırak git bakalım” demiş ve resminin altına şu dörtlüğü yazmıştır:
“Namus ile irfanı yetişmez mi mükâfat
“İkbal yolu gerçi Kemal’in kapanıktır
Çok ak göremezsen de saçında, sakalında
Elminnetülillah yüzü ak, alnı açıktır”
Hürriyet mücadelesi şairi Namık Kemal’in kendisinden sonra gelen kuşaklara en güzel armağanıdır bu dörtlük.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|