Elbette insanlar sevinsin, eğlensin, stres atsın. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak insan düşünmeden de edemiyor: Memleketin bunca derdi varken bizi bu kadar sevindiren, günlük hayatın gerçeklerini bir süreliğine unutturan şey ne?
İnsanlar gergin, geçim derdinde. Gençler ekonomik sıkıntılar yüzünden yuva kuramıyor. Evlenenler geçim sıkıntısı, anlaşmazlıklar ve başka toplumsal sorunlar nedeniyle boşanıyor. Gelecek kaygısı büyüyor, huzur azalıyor. İnsanlar bütün bunların arasında nefes alabilecekleri, sevinebilecekleri bir şeyler arıyor. Futbol da onlara böyle bir fırsat sunuyor.
Peki, bir maçın galibiyetiyle yaşadığımız bu coşkunun, bu enerjinin birazını da ülkemizin sorunlarına ayırsak ne olur? Haksızlıkları sorgulasak, yanlışları dile getirsek, eksiklikleri eleştirsek, bizi yönetenlerden hesap sorsak… Belki de hayatımızı gerçekten değiştirecek adımların önünü açarız.
O zaman mutluluğumuz yalnızca yılda bir iki kez kazanılan derbi maçlarına bağlı kalmaz. Daha adil, daha huzurlu, daha yaşanabilir bir toplumda yaşamanın sevincini de duyarız.
Orhan Veli Kanık’ın 1941 yılında yayımlanan Garip kitabında yer alan dizeleri, aradan geçen bunca yıla rağmen hâlâ önümüzde duruyor:
“Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!”
Dünya yanarken kendi küçük dünyasına kapanan insanın hâlini anlatan bu dizeler, bugün de bize çok şey söylüyor. Elbette futbol sevmek, eğlenmek, günlük hayatın sıkıntılarından uzaklaşmak yanlış değil. Yanlış olan, eğlencenin hayatın gerçeklerinden kaçışa dönüşmesi; başkalarının ve hatta kendimizin geleceğini ilgilendiren sorunlara karşı duyarsızlaşmamızdır.
Uğur Mumcu’nun şu sözü de meseleyi başka bir açıdan önümüze koyuyor:
“İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludurlar.”
Çünkü bugün bize dokunmayan bir haksızlık, yarın kapımızı çalabilir. Bugün başkasının yaşadığı bir mağduriyete gözlerimizi kapatabiliriz. Bugün bir yanlış karşısında “Bana ne!” diyebilir, bir başkasının hakkı yenirken sessiz kalabiliriz. Ama o yanlışlar büyüyüp bizi de bulduğunda, belki de en çok kendi sessizliğimizden pişman olacağız. Ne var ki bazı pişmanlıklar, iş işten geçtikten sonra hiçbir şeyi değiştirmeye yetmez.
Bir de “Elimizden ne gelir ki, artık hiçbir şey değişmez.” diyenler var. İşte bu düşünce, umursamazlığın en tehlikeli biçimlerinden biri. Çünkü yanlışları yapanların cesaretini artıran, çoğu zaman karşılarında duranların sessizliğidir. Herkesin tek başına dünyayı değiştirmesi mümkün olmayabilir ama herkesin bir yanlışa itiraz etme, bir haksızlığı dile getirme ve doğru bildiğini savunma sorumluluğu vardır.
Bizim asıl kaybettiğimiz maç, yanlışlar karşısında sessiz kaldığımız maçtır. Skor tabelasında kazanan taraf olabiliriz ama hayatın içinde kaybediyor olabiliriz. Bir futbol galibiyetini günlerce konuşup çocuklarımızın geleceğini, gençlerin umutsuzluğunu, geçim sıkıntısını, adaleti ve ahlakı birkaç dakikada geçiştiriyorsak burada bir durup düşünmemiz gerekir.
Trabzonspor kazansın, insanlar sevinsin, meydanlar dolsun. Ama keşke aynı insanlar haksızlık karşısında da bu kadar coşkulu, yanlışlar karşısında da bu kadar sesli, ülkenin geleceği söz konusu olduğunda da bu kadar duyarlı olabilse.
Çünkü bizi asıl mutlu edecek olan, senede birkaç kez yaşadığımız futbol sevinci değil; her gün biraz daha huzurlu, adil ve güvenli bir ülkede yaşayabilmektir.
Bir maçın sonucunu değiştirmek için doksan dakika yeter. Bir toplumun geleceğini değiştirmek içinse yalnızca sevinmek değil, düşünmek, sorgulamak ve sorumluluk almak gerekir.
| # | Takım | O | G | B | M | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 8 | 6 | 1 | 1 | +6 | 19 | |
| 2 | 8 | 5 | 2 | 1 | +9 | 17 | |
| 3 | 8 | 5 | 1 | 2 | +16 | 16 | |
| 4 | 8 | 5 | 1 | 2 | +13 | 16 | |
| 5 | 8 | 5 | 0 | 3 | +6 | 15 | |
| 6 | 8 | 4 | 1 | 3 | +5 | 13 | |
| 7 | 8 | 3 | 4 | 1 | +3 | 13 | |
| 8 | 8 | 4 | 0 | 4 | +1 | 12 | |
| 9 | 8 | 3 | 3 | 2 | -1 | 12 | |
| 10 | 8 | 3 | 2 | 3 | 0 | 11 | |
| 11 | 8 | 3 | 2 | 3 | -6 | 11 | |
| 12 | 8 | 3 | 1 | 4 | -3 | 10 | |
| 13 | 8 | 2 | 3 | 3 | +1 | 9 | |
| 14 | 8 | 2 | 2 | 4 | -4 | 8 | |
| 15 | 8 | 2 | 2 | 4 | -9 | 8 | |
| 16 | 8 | 1 | 2 | 5 | -5 | 5 | |
| 17 | 8 | 1 | 1 | 6 | -12 | 4 | |
| 18 | 8 | 1 | 0 | 7 | -20 | 3 |
| İmsak | 05:07 |
| Güneş | 06:32 |
| Öğle | 12:11 |
| İkindi | 15:10 |
| Akşam | 17:39 |
| Yatsı | 18:58 |