|
Tweet |
ekotime.net - Şenol Yolcu
Son günlerde Asya'da yaşanan ekonomik ve stratejik gelişmeler, Türkiye tarafından da yakından takip ediliyor. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Japonya ile Hindistan'ın ekonomik, teknolojik ve stratejik alanlarda iş birliğini derinleştirme kararı, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. İki ülkenin üretim, savunma sanayisi, otomotiv, yüksek teknoloji ve kritik tedarik zincirleri başta olmak üzere birçok alanda ortak hareket etme kararı, yalnızca Asya'nın değil dünya ekonomisinin geleceği açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Neden Şimdi?
Son yıllarda dünya ekonomisinde dengeler hızla değişiyor.
Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı, Tayvan gerilimi, Kritik madenler ve yarı iletken (çip) rekabeti, ülkeleri yeni ortaklıklar kurmaya zorluyor.
Tam da bu noktada Japonya ile Hindistan birbirini tamamlayan iki ekonomi olarak öne çıkıyor.
Japonya'nın avantajı
İleri teknoloji, robotik, otomotiv, elektronik, yüksek sermaye.
Hindistan'ın avantajı
1,4 milyarlık nüfus, genç iş gücü, yazılım sektörü, büyüyen iç pazar, düşük üretim maliyetleri.
İki ülke birlikte hareket ederek Çin'e alternatif büyük bir üretim merkezi oluşturmayı hedefliyor.
Türkiye’nin Kazancı Ne Olur?
Asıl dikkat çekici nokta burası.
Türkiye açısından hem fırsatlar hem de riskler bulunuyor.
Yeni yatırım çekebilir
Avrupalı ve Japon şirketler Çin dışındaki üretim merkezlerini artırıyor.
Türkiye; Avrupa'ya yakınlığı, Gümrük Birliği, gelişmiş lojistik altyapısı sayesinde yeni yatırımlardan pay alabilir.
Otomotivde Yeni Dönem Başlayabilir
Bugün dünyadaki birçok Japon otomotiv üreticisi fabrikalarını Çin yerine Hindistan'a taşımaya başladı.
Sebebi oldukça açık.
Daha düşük maliyet, siyasi risklerin azalması, dev iç pazar, ihracat kolaylığı.
Önümüzdeki yıllarda elektrikli otomobil üretiminin önemli bölümünün Hindistan'da yapılması sürpriz olmayacak.
Türkiye'yi nasıl bir ekonomik gelecek bekliyor?
Önümüzdeki 10 yılın ekonomik yarışında yalnızca ucuz üretim yapan ülkeler değil, lojistik ve teknoloji üreten ülkeler kazanacak.
Türkiye'nin avantajları; Avrupa ile Asya arasında köprü olması, güçlü savunma sanayisi, gelişen ulaşım altyapısı, genç nüfusu.
Ancak bu avantajların ekonomik kazanca dönüşebilmesi için yatırım ortamının güçlendirilmesi, yüksek teknoloji üretiminin artırılması ve küresel tedarik zincirlerine daha güçlü entegrasyon sağlanması gerekecek.
Orta Koridor önem kazanabilir
Türkiye'nin en büyük avantajlarından biri de burası.
Çin yerine Hindistan merkezli yüklerin; Basra Körfezi, Orta Doğu, Türkiye, Avrupa hattına yönelmesi halinde Orta Koridor daha stratejik hale gelebilir.
Bu durum; limanları, demiryollarını, lojistik merkezlerini ön plana çıkarabilir.
Trabzon Limanı ve Karadeniz bağlantıları da uzun vadede bu yeni ticaret ağından dolaylı olarak faydalanabilir.
Savunma sanayinde ortaklık oluşabilir
Türkiye'nin; İHA, SİHA, zırhlı araç, deniz platformları konusundaki deneyimi Japon ve Hint şirketlerinin ilgisini çekebilir.
Özellikle üçüncü ülkelere yönelik ortak üretim projeleri gündeme gelebilir.
Otomotiv yan sanayisi büyüyebilir
Toyota başta olmak üzere Japon firmalarının Hindistan'daki yatırımları büyürken Türk otomotiv tedarikçileri; yedek parça, döküm, kablo sistemleri, plastik sanayi alanlarında yeni siparişler alabilir.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|