|
Tweet |
Eski AB-Türkiye Delegasyonu Başkanı ve Carnegie Uluslararası Barış Vakfı kıdemli araştırmacısı Marc Pierini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği’ne yönelik son açıklamalarını değerlendirdi.
Pierini, Türkiye’nin son dönemdeki dış politika tercihleri ile ülke içindeki siyasi ve hukuki değişimlerin birbirinden bağımsız olmadığını savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bizim için öncelik AB değil” sözlerini değerlendiren Pierini, bu yaklaşımın Türkiye’nin mevcut dış politika çizgisiyle örtüştüğünü belirtti.
Pierini, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da Türkiye’nin dış politikasında Avrupa Birliği’nin öncelikli konumda olmadığı yönündeki açıklamalarına dikkat çekti.
Pierini’ye göre Türkiye-AB ilişkilerindeki sorun yalnızca üyelik müzakereleriyle sınırlı değil.
Eski büyükelçi; hukukun üstünlüğü, adalet, sivil toplum ve medya özgürlüğü gibi alanlarda Türkiye ile AB arasındaki ortak değerler konusunda ciddi farklılıklar bulunduğunu ifade etti.
Pierini, Türkiye’nin AB’nin temel demokratik ilkelerinden uzaklaşmasının, üyelik sürecindeki mesafenin nedenlerinden biri olduğunu savundu.
Türkiye’nin BRICS’e ilgisi ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılımı da Pierini’ye sorulan başlıklar arasında yer aldı.
Pierini ise Türkiye’nin tamamen Batı’dan koparak Doğu’ya yöneldiği değerlendirmesine temkinli yaklaştı.
Türkiye’nin hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini sürdürmeye çalışan dengeli bir politika izlediğini belirten Pierini, bu politikanın gelecekte özellikle Ukrayna ve İran’daki savaşların seyriyle daha net görülebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Ağustos’ta El Cezire’ye verdiği röportajda Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin önemli mesajlar vermişti.
Erdoğan, AB’nin Türkiye’yi 53 yıldır kabul etmediğini belirterek, Türkiye’nin üyelik kapısını tamamen kapatmadığını ancak AB üyeliğinin artık Türkiye açısından öncelikli olmadığını ifade etmişti.
Erdoğan ayrıca, Türkiye’nin AB’ye alınmaması halinde kaybedenin Türkiye olmayacağını savunmuştu.
Pierini’nin açıklamaları, Türkiye-AB ilişkilerinin yalnızca üyelik müzakereleri üzerinden değil, dış politika tercihleri ve demokratik standartlar üzerinden de yeniden şekillendiğine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde Ankara’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde nasıl bir yol izleyeceği, Türkiye’nin Batı ile Doğu arasında kurduğu denge politikasının nereye evrileceği açısından önem taşıyor.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|