|
Kendi ülkesinde başörtüsü yasağına karşı yıllarca mücadele ettiğini söyleyen bir iktidar, başka bir ülkedeki aynı yasağa tepki gösteren danışmanını yabancı bir liderin talebi üzerine görevden alıyorsa buna siyaset mi denir, ilkesizlik mi?
Takiyye, kişinin canını, malını veya inancını korumak amacıyla gerçeği gizlemesi ya da inancının aksine davranmasıdır.
Yıllarca başörtüsü yasağına karşı mücadele ettiğini, hatta kendisi olmasa bu sorunun çözülemeyeceğini söyleyen bir iktidar düşünün. Başka bir ülkedeki başörtüsü yasağına karşı çıkan bir danışmanın, o ülkenin yöneticisinin isteği üzerine görevden alındığı iddia ediliyor.
Eğer bu iddia doğruysa, ortada hem siyasi hem de ilkesel açıdan sorgulanması gereken bir durum var demektir.
Elbette danışmanlık makamının da bir hiyerarşisi, sorumluluğu ve çalışma disiplini vardır. Danışman, görüşünü öncelikle sorumlu olduğu makama iletmeli; resmî sıfatıyla kamuoyuna açıklama yapacaksa bunun sınırları ve sorumluluğu belli olmalıdır. Bir bürokratın düşüncesini açıklayıp ardından geri adım atması veya görevden alınması, yönetim anlayışını ve kurumsal işleyişi de tartışmaya açar. Sürekli hamasetle konuşup sonra çark etmek, ne ciddi bir devlet yönetimiyle ne de tutarlı bir siyaset anlayışıyla bağdaşır.
Ancak asıl soru burada başlıyor: Başörtüsü yasağına karşı çıkmak yalnızca kendi ülkemizde mi geçerlidir? İnanç ve özgürlük savunusu, başka bir ülkenin siyasi çıkarları söz konusu olduğunda rafa mı kaldırılmaktadır?
Madalyonun diğer yüzünü de görmek gerekir. Her ülkenin kendi kararlarını alma ve iç işlerine ilişkin meseleleri kendi hukuk düzeni içinde yürütme hakkı vardır. Başka bir ülkenin kararlarını eleştirmek başka, o ülkeye kendi iradesini dayatmak başkadır. Fakat egemenlik hakkı, temel hak ve özgürlükler konusunda eleştiri yapılmasını da engellemez.
Öyleyse mesele, bir ülkenin iç işlerine müdahale etmek değil; savunduğumuz ilkeler karşısında ne kadar tutarlı olduğumuzdur.
İnsan ister istemez düşünüyor: Mesele inanç ve özgürlük mü, yoksa güç dengeleri mi? Siyasi ilişkileri korumak uğruna kendi söylemimizden vazgeçiyorsak, dün savunduğumuz değerlerin bugün ne anlamı kalır?
İlke mi siyasete yön verecek, yoksa siyaset mi ilkeleri belirleyecek?
Başörtüsü mücadelesi bir hak ve özgürlük mücadelesiyse bunun gereği yalnızca kendi ülkemizde değil, her yerde aynı tutarlılıkla savunulmalıdır. İnanç, diplomatik pazarlıkların malzemesi; ilkeler, siyasi çıkarların kurbanı olmamalıdır.
Aksi hâlde geriye şu soru kalır:
“Başörtüsü söz konusu olduğunda mesele gerçekten inanç mıydı, yoksa güç yettiğinde savunulan, güç yetmediğinde feda edilen bir siyasi söylem mi?”
| # | Takım | O | G | B | M | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 9 | 6 | 2 | 1 | +10 | 20 | |
| 2 | 8 | 6 | 1 | 1 | +6 | 19 | |
| 3 | 8 | 5 | 1 | 2 | +16 | 16 | |
| 4 | 8 | 5 | 1 | 2 | +13 | 16 | |
| 5 | 9 | 4 | 4 | 1 | +4 | 16 | |
| 6 | 8 | 5 | 0 | 3 | +6 | 15 | |
| 7 | 9 | 5 | 0 | 4 | +2 | 15 | |
| 8 | 9 | 4 | 2 | 3 | -4 | 14 | |
| 9 | 9 | 4 | 1 | 4 | +3 | 13 | |
| 10 | 9 | 3 | 3 | 3 | +3 | 12 | |
| 11 | 9 | 3 | 3 | 3 | -2 | 12 | |
| 12 | 8 | 3 | 2 | 3 | 0 | 11 | |
| 13 | 8 | 3 | 1 | 4 | -3 | 10 | |
| 14 | 9 | 2 | 2 | 5 | -3 | 8 | |
| 15 | 9 | 2 | 2 | 5 | -6 | 8 | |
| 16 | 9 | 2 | 2 | 5 | -11 | 8 | |
| 17 | 9 | 1 | 1 | 7 | -13 | 4 | |
| 18 | 9 | 1 | 0 | 8 | -21 | 3 |
| İmsak | 05:12 |
| Güneş | 06:38 |
| Öğle | 12:10 |
| İkindi | 15:05 |
| Akşam | 17:32 |
| Yatsı | 18:52 |